YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7187
KARAR NO : 2012/13819
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki eski tapu kayıtları ile malik olunan taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında, Hazine adına tespit ve tescile tabi tutulması nedeniyle; davacı tarafından açılan davanın, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile reddedilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, eski tapu kayıtları ile malik olunan taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında, Hazine adına tespit ve tescile tabi tutulması nedeniyle; davacı tarafından açılan davanın, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile reddedilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın, 1983 yılında yapılan genel kadastro çalışmaları sırasında Maliye Hazinesi adına tespit ve tescil gördüğü, davacının tapu iptali ve tescil istemli olarak açtığı, … Kadastro Mahkemesinin 1999/3 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada ise; taşınmazın davacının dayandığı 20.12.1962 tarih ve Cilt 5, sayfa 8, Sıra 8’de kayıtlı tapu kaydı ile 1937 tarih ve 1601 tahrir nolu vergi kayıtlarının miktar itibarıyla kapsamında olmayıp, kayıt miktar fazlası olduğu ve orman sayılan yerlerden olması nedeniyle de, zilyetlik ve mülk edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm onanarak 17.02.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda, orman sayılan yerlerden olan dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak davacının dayandığı geçerli bir tapu kaydı bulunmadığı gibi dayandığı 1962 tarihli tayu kaydı ile 1937 tarih ve 1601 tahrir nolu vergi kaydının da miktar olarak kapsamında bulunmadığından, söz konusu kayıtların dava dıışı 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 17 nolu parsellere uygulandığı, dolayısı ile TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davannın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.