YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10236
KARAR NO : 2015/21079
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ : Göle Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2014
NUMARASI : 2012/168-2014/343
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idareler vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan araştırma ve alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dosya kapsamındaki, Ardahan Göle İlçe Merkezi Koruma İnşaatı İşi kapsamında davalı idareler arasında düzenlenen 17.06.2009 tarihli protokol suretinin 6.6 maddesinde, işletme süresince açılacak kamulaştırmasız el atma davalarının sorumlusunun belediye olacağı düzenlenmiş ve yetkili temsilcileri tarafından imza edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece davalılardan hakkında açılan davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Dava konusu taşınmaz, arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda, bu yönteme uyulmadan piyasa rayiç değerlerinden bahsedilmek suretiyle soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, yakın zaman içinde satışı yapılan, dava konusu taşınmaza benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.