YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14668
KARAR NO : 2015/20667
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2011/387-2013/190
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan…………….. gün ve ………………. Esas – …………….. Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davaı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları HUMK’nun 440. maddesinde yazılı nedenlerdan hiç birisine uymadığından yernade değildir. Ancak;
İmar planında dere yatağı ve yol olarak ayrılması nedeniyle davacı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazlarla ilgili olarak, mülkiyet bedelinin tespiti ve taşınmazların idare adına tescili istemiyle açılan davada mahkemece talebin kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce incelenmesinden sonra, bozma kararının yazılması sırasında maddi hata sonucu bozma ilamında irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile ilgili ifadelerin yer aldığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından,
Davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin ……………………………….. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede,
Dava, 4650 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir.
davacı idare ve davalılardan ……………..vekilleri ve davalı……………….kendi adına asaleten, müvekilleri ……………………… adına vekaleten temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal incelemesi sonucu yapılan karşılaştırma denetime imkan vermeyecek şekilde soyut ifadelere dayandığı gibi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle emlak vergisine esas arsa m2 birim değeri 106,00TL/m2, emsal taşınmazın ise 30,00 TL/m2 olarak bildirilmiş olup, emsal taşınmazın bilirkişi kurulunca daha değerli kabul edilmiş olması nedeniyle, rapor inandırıcı bulunmadığından söz konusu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazın, kısmen dere yatağında kısmen de yeşil alanda kaldığının belirtilmiş olması karşısında, mahkemece taşınmazın dere yatağı ve yeşil alan olarak kamulaştırılan bölümleri ayrı ayrı belirlenerek dere yatağında kalan kısımların tapudan terkinine, yeşil alan olarak ayrılan bölümün ise davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
3)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele el koyma nedeniyle hüküm altına alınmış olan bedel çıktıktan sonra kalan kamulaştırma bedeline 17.10.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı idare, davalılardan ……………….vekillerinin ve kendi adına asaleten, müvekilleri ………………….. adına vekaleten temyiz eden…………temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince, BOZULMASINA davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcı ile peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.