Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/14944 E. 2015/20665 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14944
KARAR NO : 2015/20665
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2010/124-2012/628

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, …………………………….. bulunan dava konusu 2187 ada 22 ve 24 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 2187 ada 16 parselin 8850 metrekarelik kısmının Aydınlıkevler-Kayaş yolu yapımı nedeniyle 26.07.1955 tarihli menafii umumiye kararına istinaden kamulaştırılmasına karar verildiği ve taşınmazın tümü ile yol gövdesinde kaldığı, söz konusu menafii umumiye kararı uyarınca o tarihteki maliklerinin 1956, 1957 ve 1958 yılında müteaddit tarihlerde taşınmazdaki hisselerini ………e rızai ferağ yolu ile devrettiği ancak, halen taşınmazın uhdesinde Zeynel Yüksel ve müşterekleri adına 216/10800 oranındaki payın yaşamaya devam ettiği, askeri alan içerisinde kalan 2187 ada 24 parsele ise davalılar tarafından fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere 2187 ada 24 parsele davalılar tarafından fiilen el atılmadığı gözetilerek anılan parsel ile ilgili davanın reddine karar verilmesi doğrudur.Ancak;
Fiilen yol gövdesinde kalan dava konusu 2187 ada 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 26.07.1955 tarihinde menafii umumiye kararı alındığı ve halen taşınmazın 216/10800 oranındaki hissesinin Zeynel Yüksel ve müşterekleri adına tapuda yaşamaya devam ettiği tüm dosya kapsamı ile sabittir.
221 sayılı Kanununun 1. maddesinde “6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır” 4. maddesinde ise “Gayrimenkulün bedelini dava hakkı bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer” hükümleri yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece öncelikle, 2187 ada 22 parsel sayılı taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespit edilmesi halinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespit edilmesi halinde ise, öncelikle tapuda yaşayan 216/10800 oranındaki pay ile davacılar arasında hukuki irtibat bulunup bulunmadığı, söz konusu hisse ile ilgili olarak tamamlanmış bir kamulaştırmanın söz konusu olup olmadığı da araştırılıp, sorumlu idare tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.