YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20418
KARAR NO : 2015/24922
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2014
NUMARASI : 2014/70-2014/289
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı E.. E.. vd. vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın geldisi olan davacılar murisine ait 2891 parsel, 1962 yılında Toprak Muhafaza Araştırma İstasyonu yapımı nedeniyle kamulaştırıldığı, davacılar murisi ile önceki maliklerine kamulaştırma evraklarının tebliğ edilemediği, 6830 sayılı Yasada gösterilen mercilerden adres araştırılmadan yapılan ilanen tebligatın geçersiz olduğu, taşınmazın Hazineye tesciline ilişkin Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/377 E.-1988/447 K. sayılı dosyasınında imha edilmiş olması nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edilmek suretiyle kesinleşip kesinleşmediği, denetlenemediği gibi, Kamulaştırma Kanununun 38.maddesi ve 6487 sayılı Yasanın 22.maddesi ile Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7.maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de gözetildiğinde kamulaştırma kararının usulüne uygun olarak uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 25.maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarak yapılan tebligatta başlar.
Yukarıda açıklandığı üzere; davacılar murisine usulüne uygun tebligat yapılmadığından ve tescil davasında kendisinin vekil ile temsili de tebligat yerine geçmeyeceğinden, davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.