Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/24098 E. 2016/12566 K. 22.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24098
KARAR NO : 2016/12566
KARAR TARİHİ : 22.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazın m² değerinin davacı idarenin düzenlediği 11/07/2014 tarihli kıymet takdir raporunda kuru arazi olarak nohut, buğday, kavun münavebesi ile 8,9 TL/m²; birinci bilirkişi kurulu raporunda kuru arazi olarak buğday ve mercimek münavebesi ile 3,40TL/m² iken %200 oranında objektif değer arttırıcı unsur ilavesi ile 10,20 TL/m²; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ise sulanabilir arazi olarak buğday ve nohut münavebesi ile 7,24 TL/m² iken, %50 objektif değer arttırıcı unsur ilavesi ile 10,91 TL/m² belirlendiği gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın kuru mu sulu mu olduğu, hangi münavebe ekim planı uygulanması gerektiği ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporlarında açıklanan özellikleri dikkate alınarak, ne oranda objektif değer arttırıcı unsur ilave edilmesi gerektiği hususlarında mevcut bu çelişkilerden dolayı hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsel ve inandırıcı değildir.
Bu nedenle; dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğuna göre, Kamulaştırma Kanununun 15. ve Yönetmeliğin 8. maddelerine uygun şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, öncelikle dava konusu taşınmazın sulanıp sulanmadığı, sulanıyorsa fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı mahkemece ve bilirkişi kurulunca
bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra İlçe Tarım Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutad olarak ekilen münavebe ürünleri de sorulup, buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; dava konusu taşınmazın konumu, keşif gözlemi ve bilirkişi kurulunca belirlenecek özelliklerine göre objektif değer arttırıcı unsur ilavesi gerekip gerekmediği, gerekiryorsa ne oranda olacağının gerekçeleri gösterilerek raporda tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.