YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4348
KARAR NO : 2015/16990
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2013/691-2013/659
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın usulden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya davalının açık adresini bildirmesi için kesin süre verilmiş ancak belirlenen bu kesin sürede davacı açık adresini bildirmediğinden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare dava dilekçesinde davalının TC. kimlik numarasının ve köyünü belirtmiştir.
1) Mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2014 gün 2014/14-323 esas 2014/925 sayılı Kararı da gözetilerek davalının TC. kimlik numarasından mernise kayıtlı adresi araştırılarak buradaki adresine tebligat yapılması, mernis adresi bulunamadığı takdirde adres araştırması yapılarak adres tespiti yoluna gidilmesi gerektiği gibi;
2) Dava konusu taşınmazın maliki ”M. oğlu H. Y. ‘dur.”
Davacı dava dilekçesinde tapu maliki olduğunu düşündüğü “M. oğlu H. Y.l”un vatandaşlık numarasını (15854771266) olarak bildirmiştir; ancak dilekçeye ekli nüfus kayıtları incelendiğinde bu vatandaşlık numarasının (H. F. Y.’a) ait olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca aynı nüfus kayıtlarından aynı baba isimli farklı vatandaşlık numaralı (H. Y. ‘a ) rastlanılmıştır.
Mahkemece, “H. Y. ” ile “H. F. Y. ” aynı kişilermiş gibi işlem yapılıp gerekçeli karar “H. F. Y. “mirasçılarına tebliğ edilmiştir.Bu durumda ;
Öncelikle dava dilekçesinde vatandaşlık numarası bildirilerek tapu maliki olduğu iddia edilen “H. Y. ” ile gerekçeli kararda adı geçen “H. F. Y. “un aynı kişiler olup olmadığı araştırılmalı, sonucuna göre gerçek tapu maliki belirlenip, sağ ise yukarıda belirtildiği şekilde kendisine, ölü ise Kamulaştırma Kanununun 14/5 maddesi uyarınca mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilip davaya dahil edilmeleri ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.