Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/8984 E. 2015/15400 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8984
KARAR NO : 2015/15400
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2014
NUMARASI : 2013/93-2014/390

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1) İmar planında yol, çocuk bahçesi ve konut alanı olarak ayrılan dava konusu taşınmaza yol olarak el atmaya başlanıldığı gözetilerek, proje bütünlüğü gereği yol ve çocuk bahçesi olarak ayrılan bölümlerin tamamının bedeline hükmedilmesi; konut alanında kalan kısma da kısmen el atıldığı gözetilerek, bu kısmın arta kalan bölümünden imar planına uygun olarak yararlanma olanağı olup olmayacağı, olacaksa değer düşüklüğü olup olmadığı hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nden sorulup, bu hususların da değerlendirilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Taşınmazın yolda kalan bölümünün T.M.K’nun 999. maddesi uyarınca tapudan terkinine, bedeline hükmedilen diğer kısımların ise davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, tamamının terkinine hükmedilmesi,

3) Kabule göre de; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 147.000,00-TL üzerinden dava açılmış ise de; yargılama sırasında verilen 12.01.2009 havale tarihli dilekçe ile bu durumun maddi hatadan kanaklandığı, sehven talep olunan bedelin 26.916,00- TL olarak düzeltilmesi talep edildiği, bozma sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca talebin 37.597,00-Tl olarak ıslah edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar, 12.01.2009 havale tarihli dilekçe ile davacının talebinden kısmi olarak feragat ettiği kabul edilmişse de, HMK’nin 309/4. maddesine göre feragatın kayıtsız ve şartsız olması ve açık bir şekilde davacının iradesinin kısmi feragat niteliğinde olduğunu ortaya konulması gerekmesine, davacının sözü edilen dilekçe içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre amacının fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak talep ettiği miktardaki yanlışlığı düzeltmek olmasına göre, bilirkişi raporunda fazla olduğu belirlenen kısmı talep etmesi mümkün olduğundan, kalan kısımdan, feragat edildiğinin kabulü de doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca,davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan aşağıda yazılı kalan harcının alınmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.