Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/9781 E. 2015/20088 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9781
KARAR NO : 2015/20088
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2014
NUMARASI : 2013/43-2014/319

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 25. ve 13. maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Kendisine usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış kişi açısından kamulaştırma işlemi başlamayacağından bu kişiye ait taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine göre tescil edilmesi dava açılmasına engel teşkil etmez 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararının 14.09.2015 günü yürürlüğe girmesi ile; 6487 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinin iptal edildiği anlaşılmakla bu maddenin uygulanması da mümkün değildir. Bu itibarla;
Dava konusu taşınmazda 1/6 pay sahibi olan davacıların murisi H. E. ‘e ait payın davalı idare tarafından 1968 yılında kamulaştırıldığı, ancak davacılar murisinin 1966 yılında ölü olduğu gibi mirasçılarına da kamulaştırma işlemine ilişkin belgelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacılar açısından geçerli bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceğinden, işin esasına girilip hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.