Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/19599 E. 2018/24895 K. 13.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19599
KARAR NO : 2018/24895
KARAR TARİHİ : 13.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalı … vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı … vekillerince temyiz edilmiştir
Arsa niteliğindeki … mahallesi 195 ada 75 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Arsa niteliğindeki taşınmazın yüzölçümü ve taşınmazdaki ağaç sayısı dikkate alındığında taşınmaz kapama karışık meyve bahçesi olduğundan, ağaçların yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2015 yılı kilogram satış fiyatı ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin tespit edilmesi gerektiği halde, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve kroki eklenmek suretiyle dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümlerine imar planına göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilir ise önceki duruma göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorulup bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Dava konusu taşınmaz üzerindeki kamulaştırılan alanda kalan kafes tel, havuz ve kuyunun değerlendirme tarihi olan 24.06.2015 tarihi itibariyle bedellerinin hesaplanması gerekirken gerekçesi açıklanmadan 05.04.2011 tarihli kıymet takdir raporundaki bedelleri aynen kamulaştırma bedeline ekleyen rapora göre hüküm kurulması,
4-Davalının niteliğine göre, kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800,00 TL maktu ve tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
5-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare ile davalı … vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, davalı …’dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.