YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6258
KARAR NO : 2018/23489
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 07/12/2017 gün ve 2016/16698 Esas – 2017/27919 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2017/20423 karar sayılı ilamı ile denetimden geçen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/90 Esas sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında komşu 105 ada 202 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine16.02.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 43,49-TL değer biçildiği halde, dava konusu taşınmazın metrekaresine 20.08.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 86,93 TL değer değer biçildiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından,
Dairemizin 07.12.2017 gün ve 2016/16698 Esas-2017/27919 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … ilçesi,… Köyü 105 ada 81 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmazda bulunan fındık ağaçlarına ise kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer tespiti yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, tel çite ise niteliğine göre değer biçilmesinde de yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2017/20423 karar sayılı ilamı ile denetimden geçen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/90 Esas sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında komşu 105 ada 202 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 16.02.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 43,49-TL değer biçildiği halde, dava konusu taşınmazın metrekaresine 20.08.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 86,93 TL değer biçildiğinden bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları ile zemine ekilebilecek münavebe ürünlerin değerlendirme tarihi olan 2015 yılı dekar başına üretim masrafları ile yıllık ortalama toptan kg. satış fiyatlarının İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilerek bu verilere göre fındık ağaçlarının dava tarihindeki bedelinin tespit edilmesi gerektiği halde 2014 yılı verilerini esas alan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
3)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA,davacı idareden peşin alınan temyiz harçların istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.