YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/10590
KARAR NO : 2021/4861
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince (Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/171 Esas–2017/229 Karar) davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 06/04/2021 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra, Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/171 E – 2017/229 K sayılı kararının incelenmesinde;
Arsa niteliğindeki Sakarya ili Kocaali ilçesi … köyü 105 ada 198 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutad münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle, yapılara ise aynı kanunun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Davalılardan …’ın yargılama sürecinde davalı idare ile uzlaştığı anlaşıldığından adı geçen davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Davalılardan BaharAngın’ın yargılama sürecinde davalı idare ile uzlaştığı anlaşıldığından adı geçen davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına )cümlesinin yazılmasına,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasınının 4. bendinden (davalılara) ibaresinin çıkartılmasına,yerine (davalılardan … dışında kalan davalılara) ibaresinin yazılmasına,
b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.