YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10159
KARAR NO : 2021/789
KARAR TARİHİ : 01.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın açılmamış sayılmasına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılmış, taraflarca takip edilmeyen dava, 6100 sayılı HMK’nun 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmış ve süresi içerisinde yenilenmediğinden HMK 150/5.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Davacı idarece depo edilen 10.254,23TL bedelin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması,
2-Bozmadan önceki kararla davalı adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ile kullanma hakkının davacı idare …‘a ait olmak üzere daimi irtifak hakkı tesisine karar verildiği ve bu kez davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alındığında davacı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının ve daimi irtifak hakkı tesisinin iptali ile davalı adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Davada kendisini vekille temsil ettiren davalı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Dava konusu … İli, Merkez İlçesi, … Köyü, 2074 parsel sayılı taşınmazda 3115,14m2, 3702 parsel sayılı taşınmazda 1515,86m2 ve 3701 parsel sayılı taşınmazda 56,84m2’lik kısımda davacı idare … lehine tesis ve tescil edilen daimi irtifak hakkının iptali ile önceki maliki olan davalı adına tapuya tesciline) cümlesinin eklenmesine,
b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Davacı idarece depo edilen 10.254,23TL bedel davalı tarafından bankadan çekilmemiş ise davacı idareye iadesine, çekilmiş ise bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
c)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Davalı idare vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.