YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11077
KARAR NO : 2021/8147
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf isteminin davalı idare vekili yönünden esastan reddine, davacı idare vekili yönünden ise kısmen kabulü ile HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki … ili, … ilçesi, … mahallesi, 1534 ada 50 parsel (yeni 16586 ada 65 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru ise de, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle re’sen belirlenen emlak vergisine esas değerlerinin tam olarak denetlenmemiş olup davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza Osmangazi Üniversitesi yerleşkesi olarak el atıldığından aynı uygulama imar planı içinde bulunan yakın sokakların re’sen belirlenen vergi değerleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazların bir kısmından daha değersiz, bir kısmından ise daha avantajlı olduğu belirtilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi;
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HMK’nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.