YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/12064
KARAR NO : 2021/5181
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki başkası adına tapulu taşınmaz üzerinde bulunan ve kamulaştırmasız el atılan muhtesat bedelinin tahsili ile uğranılan zararın tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince uyulan bozma kararı gereğince istinaf isteminin kabulü ile HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, başkası adına tapulu taşınmaz üzerinde bulunan ve kamulaştırmasız el atılan muhtesat bedelinin tahsili ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak karar verilmiş olup, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davalı idare adına kayıtlı bulunan 430.459,13 m² yüzölçümlü Mersin İli, Akdeniz İlçesi, … Köyü, 143 ada 32 parsel (eski 623 parsel) sayılı taşınmazın davacı tarafın kullanımında olan 3.453,50 m²’lik kısmının kapama karışık meyve bahçesi olduğunun kabulü ile; ağaçların yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ve değerlendirme tarihi olan 2016 yılı kg satış fiyatı ve üretim masraflarına net gelir esas alınarak %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmak suretiyle belirlenen kapama meyve bahçesi değerinden, bu bölümün zeminine ekilebilecek sulu tarım münavebe ürün gelirine göre biçilen değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin (kaim değer) tespit edilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, değerlendirme tarihi olan 2016 yılı verileri uygulanarak hesaplama yapılmış ise de; taşınmazın zeytinlik niteliğinde olan kısmının dekara net geliri hesaplama sırasında yapılan hesap hatası sonucu 6.273,89-TL kabulü ile bedel tespiti doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 08/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.