YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2760
KARAR NO : 2021/11474
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespiti davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 14/10/2021 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkindir. Ancak;
1)Bozma öncesi raporda cam örtülü seraların 11 yıllık olduğu belirtilerek yıpranma oranı % 5 kabul edildiği halde, bozma ilamı sonrası alınan raporda seraların yaşı belirtilmeksizin, yıpranma oranını %35 kabul eden ve denetime elverişli olmayan rapora göre hüküm kurulması,
2)Dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeline 27.02.2012 tarihinden ilk karar tarihine kadar, bozma sonrası oluşan fark bedele ise aynı tarihten son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcı ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 14/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.