Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/3019 E. 2021/8105 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3019
KARAR NO : 2021/8105
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01/06/2021 günü taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı vekilinin dava dilekçesinde Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 17.maddesi gereği dava konusu taşınmazın Birecik Barajı mutlak koruma alanında bulunması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atmaya dayanan iş bu davayı açtığı, Dairemizce 16/04/2018 gün ve … Karar sayılı bozma ilamında hukuki nitelendirmede maddi hata yapılmak suretiyle davanın Kamulaştırma Kanununun 12/6.maddesinden kaynaklanan mücavir alanda kalan taşınmazların bedelinin tahsili davası olarak kabulü ile 7103 sayılı Kanun nedeniyle yasa bozması yapılmış ise de Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre maddi hataya dayalı bozma taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gibi dava konusu taşınmazın idarenin talebi ile 102 ada 182 ve 181 parsellere ifraz gördüğü, 182 nolu parselin kıyı şeridinde kaldığı ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 31/B maddesi gereğince Hazine tarafından kamulaştırma şerhi konulduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulamasına ekli krokiden 182 parselin büyük bir kısmının baraj gölü içinde kaldığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla dava konusu taşınmazların başında fen bilirkişisi marifetiyle keşif yapılarak dava konusu taşınmazın ifrazından oluşan 102 ada 182 ve 181 parsel sayılı taşınmazlara baraj gölü nedeniyle el atma olup olmadığı kesin olarak tespit edilip el atıldığının anlaşılması halinde ise; fiilen el atılan kısmın bedeli ile el atmadan arta kalan bölümde değer kaybı olup olmayacağı hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan bozmanın niteliğine göre sair hususlar incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 01/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.