YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4865
KARAR NO : 2021/1131
KARAR TARİHİ : 09.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Talep 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: tavzih talebinin reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Talep, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine dair verilen hükmün tavzihi istemine ilişkindir.
Mahkemece, tavzih talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın da arasında yer aldığı bölgenin kamulaştırılmasına ilişkin Belediye Encümen Kararının iptaline karar verildiği, anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK’nun 305. maddesindeki “hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyanıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” hükmü gözetildiğinde, tavzih isteminin reddine ilişkin
05.03.2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Davacı idare tarafından bloke edilen kamulaştırma bedeli ilk karar gereği davalı tarafından bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihte varsa işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse davacı idareye iadesi yönünde hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde taşınmazın davalı adına tescilinin yapılacağı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, hükmün talep doğrultusunda tavzih edilmesi gerekirken, tavzih talebinin reddine karar verilmesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
05.03.2020 tarihli ek kararın 1. bendinin tümüyle çıkartılmasına, yerine (Tavzih talebinin kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendindeki (Davacı tarafından depo edilen 97.186,47-TL nin (tahsil edilen nemasi ile birlikte) davalı tarafa ödenmiş olması halinde taşınmazın davalı adına tescilinin yapılacağı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine) cümlesinin çıkartılmasına, yerine (Mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ,davacı idare tarafından bloke edilen 97.186,47-TL kamulaştırma bedeli ilk karar gereği davalı tarafından bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihte varsa işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse davacı idareye iadesine ) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.