Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/5778 E. 2021/12040 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5778
KARAR NO : 2021/12040
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazların 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi uyarınca geri alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 39. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26/10/2021 günü temyiz eden davacı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, kamulaştırılan taşınmazların 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi uyarınca geri alınması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39.Hukuk Dairesince, HMK nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmazında içinde bulunduğu taşınmazlar 25.07.1991 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümen kararı ile ”… Ortaköy Ana arter üzerinde kalan Muaiilim Naci caddesinine paralel Alternatif Yol Olarak Düşünülen Proje”kapsamında kamulaştırıldığı,aynı proje kapsamında kamulaştırılan 213 ada 14
parsel sayılı taşınmazda 7 nolu bağımsız bölüm için İstanbul 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/371-2014/21157K sayılı dosyasında açılan açılan tespit ve tescil davasınında verilen kararın Dairemizce 16.09.2014 tarihinde bozulduğu,bozma sonrası 2020/1037-6049K numarasını alarak Dairemizce 23.06.2020 tarihinde düzeltilerek onandığı,18.02.2021 tarihinde de karar düzeltme dilekçesi red edilerek kesinleştiği,yine aynı kamulaştırma kapsamında 213 ada 15 parsel sayılı taşınmaz için İstanbul 3.asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tespit ve tescil davasının da derdest olduğu, 25.03.1991 tarihli 1/500 ölçekli planın iptalinden sonra 2011 tarihli 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ”… sokak … Naci caddesi arası yol kavşak uygulama projesi imar planlarıın hazırlandığı, akabinde 213 adanın da aralarında bulunduğu bölgenin geneli için hazırlanan 1/5000 ölçekli … Dolmabahçe … Koruma amaçlı Nazım imar planın 13.09.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır.
4650 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “mal sahibinin geri alma hakkı” kenar başlığını taşıyan 23. maddesinde “Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece veya 22. maddenini dördüncü fıkrası uyarınca devir veya tahsis yapılan idarece, kamulaştırma ve devir amacına uygun hiç bir işlem vela tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir
ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelinin aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek, taşınmaz malını geri alabilir. Doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer. Birinci ve ikinci fıkrada belirtilen süreler geçtikten sonra kamulaştırılan taşınmaz malda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz ve dava açılamaz. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmaz malların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek yukarıdaki fıkralar buna göre uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, dava açıldığı tarihte henüz kamulaştırılan taşınmazların bir kısmı ile ilgili olarak, kamulaştırma bedellerinin kesinleşmediği ve dolayısıyla Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi uyarınca mal sahibinin geri alma koşullarının dava konusu somut olayda oluşmadığı gözetilerek,ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının HMknın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nun 370. maddesi gereğince ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.