Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/5808 E. 2020/7672 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5808
KARAR NO : 2020/7672
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddi ile HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescil istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacı idare vekilinin istinaf istemi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince istemin esastan reddi ile tescil yönünden 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar verilmiş olup; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki … ilçesi,… Mahallesi 370 ada 142 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
Dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değeri getirtilmediğinden, bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza göre, emsal taşınmazın şehir merkezinde, kaymakamlık, adliye, belediye binalarına yakın merkezi konumda olduğu halde dava konusu taşınmazı üç kat daha değerli sayan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile HMK’nun 371.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/ 09/2020 gününde oybirliyle karar verildi.