YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6489
KARAR NO : 2021/4602
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 E. – 2018/415 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 esas ve 2018/415 karar sayılı kararının incelenmesinde;
Arsa niteliğindeki Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, … Mahallesi 39 ada 5 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanunun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmaz hakkında tespit edilen kamulaştırma bedelinden idarenin kıymet takdir raporunda belirlenen ve kararla birlikte ödenmesine karar verilen bedel için karar tarihine kadar, ödenmeyen ve 3 er aylık vadeli hesaba yatırılan fark bedel için ise karar kesinleşinceye kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
3- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a- 4 üncü bendinde yazılı (Hükmedilen kamulaştırma bedeline) kelimelerinin çıkartılarak yerine (İdarenin kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen 61.725,00 TL’ye) yazılmasına, aynı bendin devamına (fark bedel olan 55.040,25 TL’ye 03.08.2017 tarihinden karar kesinleşinceye kadar faiz işletilmesine) yazılmasına,
b- 10 uncu bendinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.