YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6647
KARAR NO : 2021/6263
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı idare ile davalı … vd. vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/576 E. – 2018/454 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare ile davalı … vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı idare ile davalı … vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kararı kaldırıldıktan sonra Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/576-2018/454 E/K sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davanın kabulü ile arsa niteliğindeki Gebze ilçesi … mahallesi 168 ada 20, 815 ada 2 ve 3, 836 ada 19, 20, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-İkinci kararda tespit edilen bedelle ilk bedel arasında fark oluşmadığından, ilk karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde faiz bitim tarihi açıkça belirtilmeden karar tarihine kadar faize hükmedilmesi,
Doğru olmadığı gibi,
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının
a) 4 nolu bendinin son satırındaki (karar) kelimesinin hükümden çıkartılmasına, yerine (ilk karar tarihi olan 15.12.2016) ibaresinin yazılmasına,
b) 9 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Davacı idare lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.