YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/810
KARAR NO : 2020/10015
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve müstakil nitelikli üst hakkı ile geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın usul yönünden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve müstakil nitelikli üst hakkı ile geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan …, …, …, …, …, …’ın tapu kaydında soyadlarının yazılı olmaması sebebiyle davacı idare vekiline soyadlarının tashihi yönünde 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen bu kesin süreye rağmen tapu kaydında düzeltim sağlanmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 94.maddesi uyarınca hakim tarafından verilen kesin süreye ilişkin kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık, sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi gerekir.
Mahkemece tapuda isim tashihi için kesin süre verilmesine rağmen kesin sürenin sonuçları açıklanmadığından usulüne uygun verilen bir süreden bahsedilemeyeceği gibi, davacı idarenin temyiz dilekçesi ekinde mahkemeye sunmuş olduğu Ardahan Tapu Müdürlüğüne hitaben yazılan 12/04/2016 tarihli yazı ve ekli listenin incelenmesinde bu hususta başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda adı geçen davalılar yönünden soyadı tashihi için yeniden süre verilerek sonucuna göre, diğer tapu maliki davalılar arasında 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14/3. maddesi gereğince zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gözetilerek bu davalılar yönünden davanın esasına girilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.