YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8104
KARAR NO : 2021/4918
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılara hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; Sarıyer İlçesi … Mahallesinde kök 50 parsel sayılı taşınmaz 28.09.1959 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında dava dışı Kavamettin Berekel ve müşterekleri adına tescil edilerek oluşmuş, 28.04.1989 tarihinde dava dışı … tarafından satın alındığı, malikin talebi ile 179 ve 180 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği, dava konusu 180 parsel sayılı taşınmazın 26.02.1993 tarihinde davacılar/murisleri tarafından 1/4’er payla satın alarak malik olduğu, Hazine tarafından tapu maliklerine karşı Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/401 E. – 2009/125 K. sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı, 11.04.2007 tarihinde imar uygulamasına alındığı, davacıların hisseleri düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra 2554.88 m2 alanlı 1692 ada 6 parsel sayılı taşınmaza şuyulandırıldığı, taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin kararın 09/04/2011 tarihinde temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davanın 20/09/2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki Sarıyer İlçesi, … Mahallesi 1692 ada 6 (eski 180) parsel taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve TMK’nın 1007. maddesi gereğince açılan davada davacının zararının oluştuğunun kabulü ile bedelin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Uyulan bozma ilamı uyarınca değerlendirme taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak yapıldığından, hükmedilen bedele de bu tarih itibariyle faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendin yer alan (dava tarihinden) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (değerlendirme tarihi olan 09/04/2011’den) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.