YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8402
KARAR NO : 2021/14079
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2016/528 E. – 2017/83 K. sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; …. ilçesi … Mahallesi … parsel sayılı taşınmazın 58.760,00 m² alanlı olarak 03.05.1971 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu ile davacılar murisi …. adına tespit ve tescil edildiği, 03.11.1999 tarihinde …. Orman İşletme Şefliğinin 27.10.1999 tarihli 1512 sayılı yazısına istinaden tapu kaydına “Orman Sınırı İçerisindedir.” şerhinin tescil edildiği, … tarafından 18.01.2000 tarihinde Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/17-2003/152 E/K sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davacılar tarafından da Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/10-171 E/K sayılı dosyasında 11.04.2000 tarihinde orman tahdidinin iptali istemi ile dava açıldığı, bu davanın tapu iptal ve tescil davası ile birleştirildiği, yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın 31.502 m²’lik kısmının kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davanın ise reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 24.02.2005 tarihinde kesinleştiği ve eldeki davanın 31.08.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.
Her ne kadar dava dilekçesinde davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu belirtilmiş ise de; Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/17-2003/152 E/K sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın 31.502 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, tescilin mahkeme kararına dayalı olması nedeniyle kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğincen, talebinin tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olduğunun kabul edilerek yapılan incelemede; 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşılan davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 30/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.