YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8633
KARAR NO : 2021/6890
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın kabulü, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı … vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleştirilen dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … İlçesi, … Mahallesi, 164 parsel sayılı, 19.300 m2 yüzölçümlü taşınmazın 2011 yılında 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulaması ile 18.910 m2’sinin imar gördüğü, bakiye 390 m2’lik kısmın imar düzenlemesine girmediği ve halen 164 parsel sayısı ve 390 m2 yüzölçümü ile davacılar adına kayıtlı olduğu ancak 390 m²’lik alanın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde bırakılması suretiyle davacı tarafın tasarruf yetkisinin kısıtlandığı, eldeki davanın 26.12.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; kıyı kenar çizgisinde kalan arsa niteliğindeki … İlçesi, … Mahallesi, 164 parsel sayılı taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi yöntem itibari ile yasa hükümlerine uygundur. Ancak;
Mahkemece ilk kararda davanın reddine karar verilmiş, 5. Hukuk Dairesince TMK’nun 1007 maddesi kapsamından zarar oluştuğundan bahisle karar bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada davacılardan … vd. vekilinin talebini 09/01/2015 tarihinde ıslah ile arttırdığı ve mahkemece ıslaha itibar edilerek karar verildiği, söz konusu kararın (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23/03/2017 günlü ve 2015/15900 Esas – 2017/2349 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca alınan 04.02.1948 tarih ve 10/3 sayılı kararı doğrultusunda bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde asıl dava tarihi olan 26/12/2012 tarihi itibariyle tek bir değer tespiti gerekirken bozma sonrası açılan ek davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme tarihi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Birleştirilen davada kabul edilen bedele infazda tereddüt yaratacak biçimde açıkça dava tarihi gösterilmeden, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmekle yetinilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.