YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9747
KARAR NO : 2021/7335
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının kısmen iptali ile tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/389 E. – 2019/143 K. sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının kısmen iptali ile tescil istemine ilişkindir.
İlk derece Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi, 836 parsel sayılı, 600 m² yüzölçümlü taşınmazın 6831 sayılı Yasa’nın 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı belirtilerek kadastro tutanağının beyanlar hanesine, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının …’nın işgalinde olduğu yazılarak, tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit ve 25/12/1979 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, 27/04/2017 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle davalı adına tescil edildiği, eldeki davanın 29/11/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Yasa gereğince davalıya satıldığı, davacının satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığı, davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nun 370. maddesi gereğince ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.