YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/310
KARAR NO : 2021/7912
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan … vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ve bir kısım davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare ve bir kısım davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1-) Bozma ilamı sonrası tespit edilen bedel, mahkemece ilk kararla tespit edilen bedelden düşük olup, ilk karar ile tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine dair hüküm kurulduğu anlaşıldığından, infazı mümkün olmayacak şekilde kıymet takdir raporundaki bedelin ödenmesine, bakiye bedelin karar kesinleştiğinde ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmesi,
2-) Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bozma öncesi ilk kararla tespit edilen bedelden az olduğu ve bu bedelin bozma öncesi depo edildiği anlaşıldığından kamulaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar faiz uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Bozma ilamı öncesinde davacı idarece fazla depo edilen bedelin iadesine ilişkin hüküm kurulmaması,
4-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılmasına, yerine (Tespit edilen 62.645,36 TL kamulaştırma bedelinin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalılara hisseleri oranında derhal ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, (ilk kararda hükmedilen bedel de dikkate alınarak mükerrer ödemeye mahal verilmemesine) cümlesinin yazılmasına,
b-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının faize ilişkin (5) numaralı bendinin (a) ve (b) harfleriyle gösterilen alt bentlerinin tümüyle hükümden çıkartılmasına, aynı bentte yer alan (karar tarihine (18/06/2020)) ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine (ilk karar tarihi olan 10/03/2016 tarihine) ibaresinin yazılmasına,
c-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Davacı idarece fazla depo edilen 8.646,74 TL bedelin, davalılarca bankadan çekilmişse, varsa ödenen nemaları ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, bedel çekilmemişse fazla yatan bedelin birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine,) cümlesinin eklenmesine,
d-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (11) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.