Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/3111 E. 2022/10532 K. 09.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3111
KARAR NO : 2022/10532
KARAR TARİHİ : 09.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı … ve davalı Hazine vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Asıl ve birleştirilen davalar, tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulü ile hükmedilen bedellerin davalı Hazine’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; 1968 yılında yapılan kadastro sırasında … parsel sayılı 62.464,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit ve tescil edildiği, intikaller ve satışlar yoluyla davacılar ile dava dışı kişilere paylı mülkiyet şeklinde geçtiği, Orman Yönetimi tarafından açılan dava üzerine Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/1007 E. – 2004/121 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle bedelsiz olarak hükmen tapusunun iptaline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 06.04.2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki asıl davanın 10 yıllık zamanşımı süresi içerisinde 07.01.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; asıl dava yönünden tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net ürün gelirine göre bedel tespit edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Birleştirilen 2016/301 Esas sayılı davanın Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/1007 E. – 2004/121 K. sayılı kararının kesinleştiği 06.04.2006 tarihinden 10 yıllık süre dolduktan sonra 18.07.2016 tarihinde açıldığı ve davalı Hazine’nin süresinde zamanaşımı defiinde bulunduğu anlaşılmakla, birleştirilen dava yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi,
2)Değerlendirme 06.04.2006 tarihi esas alınarak yapıldığından, asıl dava yönünden hükmedilen bedele de bu tarih itibarıyla faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3)Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan davacılar tarafından asıl ve birleştirilen davalar yönünden yatırılan harcın talep halinde iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı … ile davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı …’den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 09/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.