Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/8621 E. 2022/3871 K. 08.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8621
KARAR NO : 2022/3871
KARAR TARİHİ : 08.03.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davalı idare vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde bırakılan taşınmazlar nedeniyle uğranılan zararın TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 78.630,00-TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Bu itibarla davacı … haricindeki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz taleplerinin reddine karar verildikten sonra, davacı … yönünden davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Aşağıda açıklanan gerekçelerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/73 E. – 2019/693 K. sayılı kararının incelenmesinde;
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava, taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” hükmü yer almakta olup, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi gereğince açılacak davalarda, zarardan Hazine sorumludur.
Bu itibarla; davanın, davalı … yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/73 E. – 2019/693 K. sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, 08/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.