YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12263
KARAR NO : 2023/1244
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Batman ili, … ilçesi, … köyü 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin; idarenin Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen kısmının hükmün kesinleşmesi beklenmeksizin davalı tarafa ödenmesine, geri kalan miktarın ise karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesapta tutulmasına, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde; kıymet takdir komisyonuncu yapılan tespitlere göre dava konusu taşınmaz üzerinde sadece 72 m² yüzölçümünde kagir yapı bulunduğunu, diğer yapıların kamulaştırma ilanından sonra yapılması nedeniyle bedeline hükmedilmemesi gerektiğini, yörede ekilmesi mutat münavebe ürünlerinin Tarım Müdürlüğünden tespit edilmesi gerektiğini, tek bir yıla ait veriler üzerinden değil son beş yılın verileri kullanılarak değer biçilmesi gerektiğini, sulu tarım arazilerinde kapitalizasyon faiz oranının % 5 alınması gerektiğini, üretim masrafının düşük alındığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; münavebe planının 1/2 oranında uygulanması gerektiğini, yapının yüzölçümünün eksik, yıpranma payının ise yüksek hesaplandığını, üretim masrafının fazla alındığını, bedelin düşük olduğunu, objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanarak ve dosya içindeki bilgi ve belgelere ayrıca parsel sorgu programı üzerinden yapılan incelemeye göre taşınmazın konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek taşınmazın bedeline objektif değer artırıcı unsur ilave edilmeyerek, taşınmazın üzerinde bulunan ve askı ilanından önce yapıldığı tespit edilen yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, dava konusu taşınmazın 11.10.2013 tarihli uydu görüntüsü üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda taşınmaz üzerinde 2 adet 24,22 m² (1 nolu yapı) ve 69,55 m² olan yapının (2 nolu yapı) 48,01 m²lik yapı alanının (taralı alan) taşınmaz üzerinde bulunduğunun belirtildiğini, mahkemece mahallinde yapılan keşifte taşınmaz üzerinde tek katlı betonarme bina, 1 adet depo, 1 adet tandır olduğunun gözlendiği dikkate alındığında tarafların yapıya ilişkin itirazların yerinde görülmediğini ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olduğunu; ancak idarenin kıymet takdir raporunda belirlenen bedelden fazla olan bedele ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinden, tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonuncu yapılan tespitlere göre dava konusu taşınmaz üzerinde sadece 72 m² yüzölçümünde kagir yapı bulunduğunu, diğer yapıların kamulaştırma ilanından sonra yapılması nedeniyle bedeline hükmedilmemesi gerektiğini, yörede ekilmesi mutat münavebe ürünlerinin Tarım Müdürlüğünden tespit edilmesi gerektiğini, tek bir yıla ait veriler üzerinden değil son beş yılın verileri kullanılarak değer biçilmesi gerektiğini, sulu tarım arazilerinde kapitalizasyon faiz oranının % 5 alınması gerektiğini, üretim masrafının düşük alındığını, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; münavebe planının 1/2 oranında uygulanması gerektiğini, yapının yüzölçümünün eksik, yıpranma payının ise yüksek hesaplandığını, üretim masrafının fazla alındığını, bedelin düşük olduğunu, objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.