YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12810
KARAR NO : 2023/1054
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedellinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı … yönünden davanın pasif husumetten reddi ile davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu … ilçesi, … Mahallesi, 2071 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı halde kısmen fiilen yol ve kaldırım yapılmak suretiyle kullanıldığını, arta kalan kısımın imar planında park alanında kaldığından kullanım imkanı kalmadığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet ve dava şartı itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde de dava konusu taşınmazın davacılar hissesi üzerine tapu sicil kaydına devir ve ferağının önlenmesi bakımından tapu sicil müdürlüğünde tescil ve terkin işleminin yapılmasına kadar tedbir konulmasını, el atılan kısmın yol olarak kullanılıyor olması durumunda 4721 sayılı Türk Medenî Kanun’un 999 uncu maddesi gereği yol olarak terkinine şayet el atılan kısım kullanılabilir boş bir alan niteliğinde ise davalı idare adına tapuya tesciline, belirlenecek tazminat bedelinin davacının tapu kaydındaki haciz, ipotek, vakıf icaresi tüm takyidatları ve şerhleri de kapsayacak şekilde bedele yansıtılmasına ve tüm takyidatların kaldırılarak terkin ve tescil işlemi yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesini davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın gerçekliğe ve hukuka aykırı olup, görev itirazında bulunduklarını beyanla görev ve taraf ehliyeti yönünden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davada davalı … yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddi, davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile el atılan kısımlardaki taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kalan kısmı imarda park alanı olarak bırakıldığından tamamının bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı konumda yakın parseller için Yargıtay denetiminden de geçen dosyalarda daha düşük bedeller belirlendiğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun bulunarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile fiilen el atılmayan ancak imar planında yeşil alanda kalan kısmın proje bütünlüğü gereği bedeline hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeblerini tekrar etmiş ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan incelemeler ve değerlendirmeler konuyla ilgili Yargıtay kararlarında yer alan ilke esaslara uygun yapılmadığının ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ıncı maddesi
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
5. Uyuşmazlık Mahkemesinin 11.04.2016 tarih ve 2016/180 Esas, 2016/224 sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir. “…tek bir imar planı kapsamında yol ve park olarak ayrıldığı ve bu itibarla taşınmaza tek bir imar planı kapsamında yapılan el atmanın, taşınmazın tamamı için bir bütün olarak ele alınması ve değerlendirilmesi gerektiği”
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ile 16.06.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporu da dikkate alınarak belirlenen bedelin dava konusu taşınmazın konum ve niteliğine uygun olduğu anlaşıldığından, taşınmazın tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl ve birleştirilen dosyada davalı … Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.