Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/12898 E. 2023/2741 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12898
KARAR NO : 2023/2741
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Manisa ili, … ilçesi, … Mahallesi 52 ada 61 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırma bedelinin dava tarihindeki veriler esas alınmak suretiyle hesaplanması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısım yönünden değer kaybının tüm gerçekliklere uygun şekilde belirlenmesini, kamulaştırılan alan içindeki damlama sulama sistemi, yer altı ilaçlama sistemi, elektrik tesisatı ve 6 yıllık yapı değerinin de hesaplanmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2019/329 Esas, 2020/330 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2021/787 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararı ile davacı idarenin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının incelenmesi sonucunda; davacı idare tarafından usulüne uygun olarak verilen süreler içinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmişse de dosyaya sunulan 02.06.2021 tarihli banka dekontuna göre karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirildiği anlaşıldığından usul ekonomisi gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, net gelir hesabında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden münavebe ürünlerinin son 5 yıllık verim ortalamasının istenmesini ve hesaplamanın ona göre yapılmasını, masraf kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesini, sulamanın yeterli olup olmadığının tespit edilmesini ve sulu olduğunun kabulü durumunda sulamanın hangi yöntemle yapıldığına göre sulama maliyetinin de üretim giderlerine eklenmesi gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasına gerek olmadığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, üretim giderlerinin tek tek açıklanmadığı gibi dahil edilmemesi gereken giderler de düşülmek suretiyle eksik bedel belirlenmesine sebebiyet verdiğini, Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak üretim masrafının brüt gelirin 1/3’ünden fazla alındığını, objektif değer artış oranının hakkaniyete aykırı olarak düşük belirlendiğini, arta kalan kısım yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin 2019 yılına göre belirlendiği hâlde 2022 yılında ödeme gerçekleşmiş olması nedeniyle enflasyon karşısında yaşanan değer kaybının hesaplamasının yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama erik bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca açılan bedel tespit ve tescil davasında aynı Kanun’un 15 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2019 yılına ilişkin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2018 yılı resmî verisine göre belirlenen kamulaştırma bedeline ÜFE oranı uygulanmak suretiyle endeksleme yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ile aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2022/3249 Esas, 2022/9092 Karar; 2022/4191 Esas, 2022/9094 Karar sayılı dava dosyalarında, aynı değerlendirme tarihi itibarıyla aynı mahallede bulunan ve dava konusu taşınmaza komşu olup benzer özellikteki taşınmazlara %50 oranında objektif değer artışı uygulandığı dikkate alındığında, tespit edilen metrekare birim fiyatına %50 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.