Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/12980 E. 2023/2922 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12980
KARAR NO : 2023/2922
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret/Husumetten ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … yönünden davanın husumetten reddine, dahili davalı … aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, … ilçesi, … Mahallesi 1192 parsel sayılı taşınmaza davalı … tarafından kamulaştırmasız olarak el atıldığını ve taşınmazın yol hâline getirildiğini; ancak davalı kurum tarafından usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapılmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın iki kez 1964 ve 1969 yıllarında kamulaştırıldığını, 1964 tarihli kamulaştırmanın kök 12.06.1947 tarihli ve 133 tapu sıra numaralı taşınmazın 4077 m²sinin 4.077,00 TL bedel mukabilinde yapıldığını, kamulaştırma evraklarının …. Noterliğinin 11.06.1965 tarihli ve 05718 yevmiye numaralı evrakı ile 68 hak sahibine tebliğe çıkartıldığını, 1969 tarihli kamulaştırmanın ise 12.06.1947 tarihli ve 47 sıra numara ile kayıtlı olan dava konusu taşınmazın 18800 m²sinin istimlak edildiğini, kamulaştırma evraklarının …. Noterliğinin 25.06.1969 tarihli ve 007837 – 007856 – 008047 yevmiye numaralı evrakıyla hak sahiplerine tebliğe çıkartıldığını, kamulaştırmaların usulüne uygun yapıldığını, davacı tarafın iyi niyetten uzak şekilde dava konusu parsele Karayolları Genel Müdürlüğünce 2005 yılında el attığını iddia ettiğini, bu iddiasını da karayollarının “işin bünyesinde 2005 yılında konu edilen parselde çalışma yapılmıştır.” ibareli yazısına dayandırmakta olduklarını, o yazıda bahsedilenin asfalt yenileme çalışması olduğunu, anılan parselin Antalya Adliyesi önündeki yolda kalmakta olduğunu şehrin ana arteri olduğunu, 2005 yılından önce de 1960’lı yıllardan beri de burada bu yolun mevcut olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/102 Esas, 2019/594 Karar sayılı kararıyla; davacıların davasının kabulü ile belirlenen tazminat bedelinin davalı … Müdürlüğünden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2020 tarihli ve 2020/126 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar bedelin ödendiğine ilişkin belge mevcut değil ise de, 1192 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan davacılar veya murisleri tarafından kamulaştırma işlemine karşı tezyidi bedel davası açıldığı anlaşıldığından, taşınmazla ilgili geçerli ve kesinleşmiş kamulaştırma işleminin bulunduğu kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu, davacıların murisleri tarafından açıldığı belirtilen bedel artırımı davalarında …, …, … murisi … davacı olduğu hâlde, bedel artırımına ilişkin her iki dava dosyası davacılarında farklılıklar olduğu gibi adı geçen davacılar …, …, muris … mirasçısı … dışında kalan eldeki dava dosyasının diğer davacıları yönünden gerekli mirasçılık belgeleri, tapuda intikalen malik olan davacılar yönünden bilgi ve belgeler getirtilmeden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması, davalı idare vekilinin belirttiği eski tapu kayıtları, dava konusu taşınmazın tüm geldileri (kadastro tutanağı, dayanak eski tapu kayıtları vs) ilgili Tapu Müdürlüğünden, kamulaştırma pafta/korkileri davalı idareden getirtildikten sonra, dava konusu taşınmazın idarenin 1964 ve 1969’da kamulaştırdığını iddia ettiği yerler ile aynı yer olup olmadığı konusunda fen bilirkişisinden ek rapor alınmaması, davacıların payının tüm geldileri ilgili Tapu Müdürlüğünden istenerek, kamulaştırma tarihinde pay sahibi olan seleflerinin kim olduğunun tespit edilmemesi, dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin kamulaştırma evraklarının davacılar murisine ve davacılara yapılmış noter tebliği var ise onaylı bir sureti, davalı idare ve ilgili noterlikten araştırılıp, tebligat yapılmış ise tebligat asıllarının getirtilmemesi, kamulaştırma bedelinin davacılara ya da murislerine ve davacıların murislerinin selefine ödenip ödenmediği, davalı idare ve ilgili Banka Bölge Müdürlüğünden araştırılıp, ödeme yapılmış ise ödeme belgelerinin istenilmesi ve sonucuna göre bahsi geçen bedel artırımı davalarının (Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/466 Esas sayılı ve …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/681 Esas sayılı) davacıları yönünden her iki dosyanın ayrı ayrı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak, davalı idare tarafından 1964 ve 1969 yıllarında kamulaştırıldığı belirtilen yerler ile davaya konu 1192 parsel sayılı taşınmazın aynı taşınmaz olduğu kanaatine varılmış, her ne kadar kamulaştırma evrakları usulsüz bir şekilde tebliğ edilmiş ve kamulaştırma bedellerinin ödenmesine ilişkin herhangi bir belge mevcut değil ise de 1192 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan davacılar veya murisleri tarafından kamulaştırma işlemine karşı tezyidi bedel davası açıldığı anlaşıldığından, taşınmazla ilgili geçerli ve kesinleşmiş kamulaştırma işleminin bulunduğu kanaatiyle ve dava tarihi olan 07.03.2018 tarihinde dava konusu taşınmaz davalı … Müdürlüğünün sorumluluğunda olmadığı anlaşılmakla davalı … aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, dahili davalı … aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, kamulaştırma evrakının usulüne uygun tebliğ edilmediğinin ve bedelin ödenmediğinin kabul edilmesine rağmen kamulaştırılan yer ile dava konusu taşınmazın uyumlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın paydaşlarınca açılan davada sunulan fen bilirkişi raporunda; Karayolları Bölge Müdürlüğünce yapılan kamulaştırma işlemleri esnasında kamulaştırma işlemine dayanak alınan zabıt (tapu) kayıtlarının, kamulaştırma işlemlerinden daha sonra yapılan tapulama çalışmaları esnasında (… … Birliği olarak yapılan) 1192 No.lu parsele uygulanan zabıt (tapu) kayıtları arasında olmadığının tespit edildiğini, kamulaştırması tamamlanmış bir taşınmazı kurumun tescil ettirmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ortada bir kamulaştırma var ise bile bunun yine davacıların murisinin paydaş olduğu … Mahallesi 556 ada 1-2 ile 570 ada 3, 4, 5 parsellere ait olduğunu, başka paydaşlarca açılan davanın kabulüne ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesinden verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/330 Esas, 2018/1333 Karar sayılı kararı ile denetlenerek idarenin istinaf başvurusunun yerinde görülmediğini, tezyidi bedel davasının açılmamış sayılmasının davanın reddi sonucunu doğurmayacağını, buna ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2015/22321 Esas, 2016/11593 Karar sayılı ilâmının emsal nitelikte olduğunu, diğer paydaş dosyaları da nazara alınarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararı.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 1965 ve 1969 yıllarında kamulaştırıldığı, bilahare davacılar murislerince tezyidi bedel davalarının açıldığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.