Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/12981 E. 2023/3199 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12981
KARAR NO : 2023/3199
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Asıl davada davacı … ile birleştirilen davada … dışındaki davacılar hakkında hükmedilen bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; asıl davada davacı … ile birleştirilen davada … dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idarenin asıl davada davacı … ile birleştirilen davada … yönünden kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, … ilçesi … Mahallesi 2615 ada 1 ve 2 parsel sayılı dava konusu taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminatın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleştirilen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/371 Esas, 2018/98 Karar sayılı dosyada davacılar vekili dilekçesinde özetle; … ilçesi, … Mahallesi 2615 ada 2 parselin müvekkilleri adına hisseli olarak kayıtlı olduğunu, davalı idare tarafından okul yapılmak suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 2.000,00 TL toplam 4.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

3. Birleştirilen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.08.2018 tarihli ve 2018/483 Esas, 2018/465 Karar sayılı dosyada davacılar vekili dilekçesinde özetle; … ilçesi, … Mahallesi 2615 ada 1 ve 2 parselin müvekkilleri adına kayıtlı olduğunu, davalı idare tarafından okul yapılmak suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 1.000,00 TL toplam 9.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

4. Birleştirilen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2017/455 Esas, 2017/343 Karar sayılı dosyada davacılar vekili dilekçesinde özetle; … ilçesi, … Mahallesi 2615 ada 1 ve 2 parselin müvekkilleri adına kayıtlı olduğunu, davalı idare tarafından okul yapılmak suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 1.000,00 TL toplam 2.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare cevap dilekçelerinde özetle; yasal dava açma süresinin incelenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların … Belediye Başkanlığı tarafından okul alanı olarak tahsis edildiğini, bu nedenle … Belediyesinin sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddinin gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/287 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazda davacılar payının tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/159 Esas, 2020/864 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, davacılar payının Hazine adına tesciline dair kararda, usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği; mahkemece yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre, dava konusu 2615 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde “Tahir Tuluk Ortaokulu”nun bulunduğu, dava konusu 2615 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise “… Ana Okulu” nun bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın husumete yönelik istinaf istemlerinin de yerinde olmadığı, fiili el atma tarihine göre uzlaşmanın dava şartı olmadığı, yine taşınmazlara yönelik fiili el atmanın gerçekleşmesi sebebiyle, idari yargı yerinin görevli olduğuna yönelik davalı tarafın istinaf istemlerinin de yerinde olmadığı, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, yine davanın kabul ile sonuçlanması nedeniyle davalı tarafın yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden sorumlu tutulmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi hükmünde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, kararda davalı tarafa harçta yükletilmediği anlaşılmakla bu hususlardaki davalı taraf istinaflarının da yerinde olmadığı; ancak asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, toplam bedel üzerinden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığından bahisle düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/159 Esas, 2020/864 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; davacılardan …, … ve … dışındaki davacılar payları yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olduğundan davacı idare vekili ile birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine adı geçen davacılar yönünden ise; dava konusu taşınmazlar hakkında açılan birleştirilen davalarda, emsalin satış tarihindeki değerinin birleştirilen davaların dava tarihlerine endekslenerek bulunan bedeline, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile emsalin eksik ve üstün yönlerinin kıyaslanması sonucu bulunan değer oranının uygulanması suretiyle dava konusu taşınmazların birleştirilen davaların dava tarihi itibarıyla belirlenen bedeline hükmedilmesi gerekirken, birleştirilen davalar yönünden de asıl dava tarihi itibarıyla belirlenen m² birim bedeli üzerinden hüküm kurulması, doğru bulunmayarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin imar planının hayata geçirmesinden sorumlu belediyeye ait olduğunu, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66 ncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma sonrası alınan ek rapor esas alınarak karar verildiği anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı idarenin davacı … ile birleştirilen davada … dışındaki Davacılara lişkin Temyizi Yönünden
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı idare vekilinin Davacılardan … ile birleştirilen davada …’e İlişkin Temyizi Yönünden
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.