YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13008
KARAR NO : 2023/57
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili, … köyü 121 ada 115 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan … vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, gerçek değerin belirlenmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan kısmın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp eksik ve yetersiz olduğunu, net gelirin yüksek hesaplandığını ve münavebe sisteminin hatalı tespit edildiğini, arazinin m² değerinin yüksek hesaplandığını, kamulaştırma harici kalan kısımda değer azalışı bulunmadığını, idarenin kıymet takdir raporu ile dosyada alınan bilirkişi raporunun birbirinden çok farklı olduğunu, müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz, hatalı ve denetime elverişli olmadığını, karara esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün değerlendirme tarihi olan 2018 yılı verileri esas alınarak resen yapılan hesaplama sonucu bedel tespit edilerek
yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz, yapılan hesaplamada kullanılan münavebe sisteminin hatalı olduğunu, masrafların ve uygulanan objektif değer artış oranının yüksek alındığı, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu, 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Uşak ili, … köyü 121 ada 115 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa derhal ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Münavebeye alınan ürünlerin değerlendirme yılına ait resmi verilerinde kuru arazi koşullarına ait verim değerlerinin esas alınması doğrudur.
4. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın gerçek değerine ulaşması amacıyla objektif değer artış oranı uygulanması yerindedir.
5. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer azalışı oluşacağının kabulü ile değer azalış oranı uygundur.
6. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
7. İlk derece mahkeme kararı davalı tarafça istinaf edilmediğinden idare lehine takdir edilen vekâlet ücretinin kaldırılmaması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli kararının (B) harfi ile gösterilen bendinin (10) numaralı alt bendinin tümüyle hükümden çıkartılmasına, yerine “Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazine’ye irad kaydına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.