YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13058
KARAR NO : 2023/2805
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin asıl ve birleştirilen dava sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden …, … ve …’nın davalarının derdestlik nedeniyle reddine, … adına açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, … ve Dilek Sancak davalarının kabulüne; bileştirilen dava yönünden … adına açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, …, … ve … davalarının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar … vd. ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu … ili, … ilçesi, … köyü 1236 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kesinleşen mahkeme kararıyla kısmen iptal edilmesi nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığını belirterek hesaplanacak tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesince özetle; istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, açılan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılmış olduğunu, husumet itirazlarının da bulunduğunu, bu davanın Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
A. Asıl Dava 1. Kararı
Mahkemenin 05.11.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/700 Karar sayılı kararı ile Emine Çiçek, Muhammed Çiçek ve …’nın açtığı davanın derdestlik nedeniyle reddine, … hakkında açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
B. Birleştirilen Dava 1. Kararı
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/345 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 115.414,45 TL bedelin Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Asıl Dava Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 05.11.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/700 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/42 Esas, 2017/203 Karar sayılı dosya ile iş bu davanın birleştirilmesi akabinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Birleştirilen Dava Birinci Bozma Kararı
1. … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/345 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; ıslah harcı yatırılmadığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Birleştirilen Davada Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2017/42 Esas, 2017/203 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 115.414,45 TL bedelin Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
D. Birleştirilen Dava İkinci Bozma Kararı
1. … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2017/42 Esas, 2017/203 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/500 Esas, 2015/700 Karar sayılı dosya ile iş bu davanın birleştirilmesi akabinde karar verilmesi ve TAKBİS kayıtlarındaki Emine Çiçek ile tapu kütüğündeki …’nın aynı kişi olup olmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
E. Birleştirilen Davada İkinci/Asıl Davada Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. (Birleştirilen) … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/437 Esas, 2019/626 Karar sayılı kararı ile davanın … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/492 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. İki dosyasının birleşmesi sonrası Mahkemenin 16.06.2020 tarihli ve 2019/492 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile 118.184,40 TL bedelin Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
F. Son Bozma Kararı
1. Mahkemenin 16.06.2020 tarihli ve 2019/492 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/437 Esas, 2019/626 Karar sayılı dosyasında davacı olarak …, …, Emine Çiçek ve …’ın gösterildiği; ancak …’ın dava tarihinden önce vefat ettiği gözetildiğinde bu davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi; birleştirilen davada … dışındaki davacılar için toplam 115.414,45 TL ıslah dilekçesi verilmiş ise de; bu davacıların payının 114.491,12 TL olduğu gözetildiğinde bu kişiler için birleştirilen davanın kısmen kabulüne, aynı sebeple aynı davalıya karşı açtıkları daha sonraki tarihli ana davanın ise reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
G. Son Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden …, … ve …’nın davalarının derdestlik nedeniyle reddine, … adına açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, … ve Dilek Sancak davalarının kabulüne; bileşen dava yönünden … adına açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, …, … ve … davalarının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar … vd. ile davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararla hükmedilen kanunî faizinin adaletsizliğe yol açtığını, salgın hastalık, ekonomik kriz sonrası m² değerlerinin bölgede arttığını, dosyadaki bedelin ise düşük kaldığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar başlığında asıl dava için … adının yazılmadığını, birleştirilen davada … yönünden verilen ret kararı dolayısıyla vekâlet ücretine hükmedilmediğini, ret sebepleri farklı olsa da ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesinin uygun olacağını, pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, orman olan yerler özel mülkiyete konu olamayacağından bu yerlerle ilgili tazminat istenemeyeceğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kayıtlarındaki hata nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemi hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu … ili, … ilçesi, … Köyü 1236 parsel sayılı 7133,19 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, tapuda tarla vasfıyla davacılar adına kayıtlı iken, Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptal ve tescil istemli dava nedeniyle … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2013 tarihli ve 2012/741 Esas, 2013/290 Karar sayılı kararı ile taşınmazın krokide (A1 ve B2) ile gösterilen sırasıyla 4701,53 m² ve 790,31 m² yüz ölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, verilen bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 09.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak biçilen değer daha önceki Dairemiz ilamı ile uygun bulunmuş ve bozmaya konu edilmemiş olduğundan hükümde geçen taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerden davacı … vd. vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Dava dilekçesinde adı geçen …’ın karar başlığında asıl dava kısmında davacılar arasında gösterilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar … vd. ile davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazının kabulü ile mahkemenin gerekçeli kararının başlık kısmında “MAHKEMEMİZİN ASIL DAVA DOSYASI” kısmında “DAVACILAR” bölümüne “…” adının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı … vd.’den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.