Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13066 E. 2023/3165 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13066
KARAR NO : 2023/3165
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Asıl dava kısmen kabul/Birleştirilen dava ret

Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, … ilçesi, … Mahallesi 50189 ada 4 parsel sayılı taşınmazın üzerinden geçen enerji nakil hattı nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; ıslahtan sonra dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirlenen 32.400,00 TL fark bedelin davalı idareden tahsilini, eldeki dosyanın Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/134 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVA
1. Davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tetkiki ile süresinde açılmamış ise reddinin gerektiğini, Enerji İletim Hattının tesis edildiği tarihte hatlarının 114, 144, 145 numaralı kadastro parsellerine isabet ettiğini, Enerji İletim Hattının tesis edildiği tarihte Tapu ve Kadastro Müdürlüğünce kontrol edilen onaylı kamulaştırma planına göre parsel maliklerine noter tebligatları gönderilerek tapuda tescil işlemlerinin yapıldığını, 114, 144 ve 145 numaralı kadastro parsellerinde davacının malik olmadığını, talep edilen metrekare birim bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın kamulaştırma işleminin 18.04.1990 tarihli ve 21-320 sayılı karar ile başlanılıp anılan hat güzergahında kalan bütün taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak şirketleri adına tescil edildiğini, bu işlemlerden sonra ilgili Belediye tarafından bölgede yapılan imar uygulaması işlemleri tamamlanan 144 ve 121 No.lu taşınmazlar ile anılan hattın güzergahında kalmayan ve dolayısıyla kamulaştırılmasına ihtiyaç bulunmayan bir kaç parselin birleştirilerek 50189 ada 4 parsel numarası ile tapuya tescil edildiğini, anılan parselin kamulaştırma işlemi tamamlandıktan sonra bölgede yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 50189 ada 5 parsel numaralı taşınmazın hisselendirilerek enerji nakil hattının isabet ettiği güzergah içerisinde bırakıldığını, müvekkilinin herhangi bir haksız işlemi olmadığını, kendilerinden bir talepte bulunulamayacağını, dava şartının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.03.2013 tarihli ve 2012/10 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararı ile davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, TEDAŞ aleyhine açılan davanın kabulü ile bedelin davalı TEDAŞ’tan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazdan geçen enerji nakil hattı ya da hatlarının fiilî alanı, taşınmazdan geçiş güzergahı ve hangi enerji nakil hatları olduğu açıkça belirlenip dava konusu taşınmaza ait imar uygulamasını gösterir şuyulandırma cetveli ve diğer belgeler de getirtildikten sonra, taşınmazın geldisi olan ve kamulaştırıldığı belirtilen taşınmazlara ait enerji nakil hattı ile dava konusu 50189 ada 4 parsel ve üzerinden geçen enerji nakil hatları aynı kroki üzerinde gösterilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve değer düşüklüğü oranı tespit edilerek irtifak bedeline hükmedilmesi gerekirken mülkiyet bedeline hükmedilmesi ile harç ve vekalet ücretinin yasal düzenlemeye uygun hesaplanmaması doğru bulunmayarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, 08.11.2016 tarihli ve 2014/134 Esas, 2016/451 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, bozma sonrasında açılan birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek bedeline hükmedilmesi gerekirken mülkiyet bedeline hükmedilmesi ve 1973 yılında geçirilen hat nedeniyle tespit edilecek irtifak bedeli için maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmayarak karar bozulmuştur.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.12.2019 tarihli ve 2017/601 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu, davacı vefat ettiğinden mirasçıları tespit edilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 55 inci maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği, Dairemizin son bozma ilâmı öncesi verilen mahkeme kararında dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının 200,00 TL olarak belirlendiği, davalı idareler lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek 270,00 TL/m² birim fiyatı üzerinden hesaplama yapılması ve davacı payı oranında irtifak hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde irtifak hakkı tesisine karar verilmesi ile dava konusu taşınmazdan, 1973 yılında mülga TEK Genel Müdürlüğü tarafından geçirilen, davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, Çankaya-Gölbaşı enerji nakil hattı nedeniyle tespit edilecek irtifak bedeli yönünden maktu harç ve maktu vekâlet ücretine, 1990 yılında tesis edilen davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu Çankaya-Kayaş hattı sebebiyle ise tespit edilecek irtifak bedeli yönünden nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmeyerek karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.06.2022 tarihli ve 2021/16 Esas, 2012/237 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, birleştirilen davanın reddine, davacı adına kayıtlı 464/26325 m² hisse karşılığına gelen 464 m²lik alanın 214,64 m²si üzerine TEİAŞ Genel Müdürlüğü, 93,03 m²si üzerine TEDAŞ Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesisi ile bu hakkın tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkı ve proje bütünlüğü gözetilerek taşınmazın tamamına el atıldığının kabulü gerektiğini, kalan kısımla ilgili görevli yargı merciinin adliye mahkemeleri olduğunu, belediyenin davaya dahil edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılardan TEİAŞ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare mahkemesinde plan notu değişikliği için dava açıldığını, koruma kuşağı gösteriminin zeminde kullanım fonksiyonuna ilişkin olmadığını, idareyi kamulaştırmaya zorlayan benzer bir planın iptal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalılardan TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; sorumluluğun imar planını yapan … Belediyesine ait olduğunu, kamulaştırma işleminin usulüne uygun tamamlanıp bedelinin ödendiğini, davacı tarafın imar planına itiraz etmediğini uzlaşma yoluna başvurmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki Ankara ili, … ilçesi, … Mahallesi 50189 ada 4 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve irtifak hakkı karşılığının tespiti ile alınan rapor uyarınca bedelin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Temyiz eden taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.