Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13242 E. 2023/1366 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13242
KARAR NO : 2023/1366
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR :Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mersin İli, …, İlçesi, … Mahallesinde bulunan 223 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı halde fiilen el atılarak yol olarak kullanıldığını bu nedenle taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 2.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini dava konusu taşınmazın 1885,33 m²lik kısmının “… Çayı Islah Projesi” güzergahına isabet ettiğinden 1968 yılında müvekkil idare tarafından kamulaştırma çalışmalarına başlandığını, taşınmaz ile ilgili kamulaştırma kararı alındığını kıymet takdir tutanağı düzenlendiğini, uzlaşma görüşmeleri yapıldığını; ancak davacı tapu malikinin müvekkili idare ile uzlaşmadığını, dava konusu taşınmazın el değiştirmesine engel olmak amacıyla tapu kaydı üzerine dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, kabul manasına gelmemekle birlikte, davacının davasının kabulü ile birlikte davacı tarafa bedel ödenmesine karar verilmesi halinde ise varsa taşınmaz üzerindeki ipotek, haciz gibi her türlü şerh ve kayıtların bedele yansıtılmasına ve bu tür kayıtlardan arındırıldıktan sonra dava konusu taşınmazın müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini söz konusu davada ecrimisil talebinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını mahkemece bu talebin kabulü halinde ecrimisil taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun dikkate alınması gerektiğini ve mahkemece resen tespit edilecek başkaca sebeplerin de dikkate alınarak davanın reddine ve tüm yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmaz bedeli ile belirlenen ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olduğunu, müvekkil kurum davanın açılmasına sebebiyet vermediği için aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmeler sonucu verilmiş olduğunu, dava konusu taşınmazın kordinat ve sayısal değerlerini gösterir fen raporunun alınmamış olduğunu, bilirkişiler tarafından değerlendirmeler yapılırken giderlere ilişkin maliyet unsurları düşük alınırken ekimi yapılan ürünlerin verimi ve birim fiyatı yüksek tutulmuş olup bu durumun taşınmaz değerinin yüksek çıkmasına neden olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının yöre gerçeklerini yansıtmadığını, faiz oranının en az %7-8 oranında hesaplanması gerektiğini, bilirkişiler tarafından %25 objektif değer artışı uygulanmış olduğunu, bu oran tamamen bilirkişilerin subjektif yaklaşımı ile belirlenmiş olup gerçeği yansıtmadığını, tescil hükmünün haciz, ipotek, vs. gibi her türlü tasarruf hakkını kısıtlayacak şerh ve kayıtların kaldırılmasına ifadesi olmaksızın kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek, net gelir yöntemine göre değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedellerin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu; ancak ecrimisil hesabı açısından hükme esasa alınan bilirkişi raporunda taşınmazın arazi vasfına göre ecrimisil hesabı yapılırken taşınmazın her yıl getireceği gelire göre hesaplama yapılması gerekirken hükme esasa alınan bilirkişi raporunda yıllara göre hesaplanan ecrimisil bedeline TÜFE uygulanarak fazla bedele hükmedilmesi doğru olmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca reddedilen kısım yönünden idare lehine vekalet ücreti verilmesi yönünde kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu Mersin ili, …, ilçesi, … Mahallesinde bulunan ada 223 ada 6 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın el atılan kısımlarının bedellerinin davalı idarelerden tahsiline ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının, kabulü ile ecrimisil bedeli yönünden hükmün yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Gerekçeli kararın ecrimisil bedelinin reddedilen kısmına ilişkin davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekâlet ücreti verilmemiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idarenin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “reddedilen bedel üzerinde hesaplanan 5100 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.