YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13384
KARAR NO : 2023/3463
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 112 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının idare adına tescilini ve tapudan yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın değerinin daha yüksek ve arsa vasfında olduğunu, emsal sunduklarını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.10.2013 tarihli ve 2012/488 Esas, 2013/828 Karar sayılı kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 14.12.2015 tarihli ve 2015/20202 Esas, 2015/18420 Karar sayılı bozma ilâmı ile Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliği göz önünde tutularak bilirkişi kurulu oluşturulup yerinde inceleme yaptırılmış ise de düzenlenen raporda incelenen emsal taşınmazın emlak vergisine esas değeri, dava konusu taşınmazınkinden daha yüksek olduğu halde, dava konusu taşınmazı daha değerli belirleyen denetime elverişli olmayan ve Kanun’da öngörülen yönteme uygun düşmeyen değerlendirmelerle bedel tespit edilmiş olup bu rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faize ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu, infaz aşamasında tereddüt oluşturmaması için de kamulaştırma bedelinin haciz ve ipoteklere yansıtılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz itirazında bulunmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırılan yere takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, emsal bir dosyada daha yüksek bedelin kesinleştiğini ileri sürerek temyiz itirazında bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılması suretiyle değer biçilerek, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin ileri sürdüğü temyiz nedenlerinden davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Mahkemece tespit edilen bedelin tamamına işletilen faizin bitiş tarihinin ve parsel numarasının hatalı yazılmış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/146 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “8 parsel” ibaresinin çıkartılarak, yerine “6 parsel” ibaresinin, üçüncü bendinde yer alan “karar tarihine” kelimeleri çıkartılarak, yerine ”ilk karar tarihi olan 09.10.2013 tarihine kadar” ibaresinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.