YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13413
KARAR NO : 2023/3657
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, …, ilçesi, … Mahallesi 1175 ada 132 parsel sayılı taşınmazda davalı … tarafından yapılan imar uygulaması sonrasında düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra 61 m² yer verilmesi gerekirken yerin tamamının 12.24 TL karşılığında bedele dönüştüğünü, verilen bedelin gerçek değerinin çok altında olduğundan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bedelin artırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin 48.034,34 TL olarak belirlenmesi ve eldeki dava dosyasının … Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/511 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğünü, hissedarların paylarının bedele dönüştüğünü, bedelin Belediyenin fon hesabına yatırıldığını, 21.12.1993 tarihinde tapuya tescil edildiğini, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme yapılıp yapılmadığının ilgili bankalardan araştırılması gerektiğini, bu kadar süre sonra bedel talebinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.09.2015 tarihli ve 2013/223 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan incelemesi sonucu; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6475 sayılı Kanunu’nun 35 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12. maddesine göre; ”24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılarak Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir.Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir” hükmü getirildiği, bu durumda yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamı sonrası asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğu halde davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı dikkate alınarak birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamının yasal değişikliğe dayandığından usuli müktesep hakkın varlığından bahsedilemeyeceğini, Yargıtayın bu yöndeki kararları dikkate alınarak birleştirilen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, davacı payının imar uygulaması sonrası bedele dönüştüğünden davacının istediği zaman ipotek bedelini alma imkanı olduğundan davanın reddinin gerektiğini, yapılan ödemenin dikkate alınması gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süresinin geçtiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un geçici 12 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki … ili, …, ilçesi, … Mahallesi 1175 ada 132 parsel sayılı taşınmaza 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 inci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi yöntem itibari ile doğrudur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.