Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13434 E. 2023/801 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13434
KARAR NO : 2023/801
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Şanlıurfa ili, … ilçesi, … Mahallesi 412 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde fiilen bir kısmının yol olarak kullanıldığını, bu nedenle dava konusu yerlerle ilgili olarak öncesinde Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/427 Esas, 2018/71 Karar sayılı dosyasında el atılan alan için 402.103,23 TL kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat belirlendiğini, mahkemece taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL üzerinden karar verildiğini, kararın 14.01.2021 tarihinde kesinleştiğini belirterek ilk davada hükmedilmeyen bakiye 401.102,23 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ilk dava tarihinden itibaren işleyecek kanunî faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; hükmedilecek bedele işbu açılan ek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olup bedelin oldukça yüksek çıkarıldığını, yeniden keşif yapılarak karar verilmesi gerektiğini, asıl dava konusu kararda, davacının fazlaya ilişkin talebi yönünden hakkının saklı tutulduğuna karar verilmediğinden, açılan ek davanın reddi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin davacıların hisseleri oranında tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, bedelin oldukça yüksek çıkarıldığını, bu nedenle yeniden keşif yapılarak karar verilmesi gerekirken keşfin yapılmadığını, ek dava konusu kararda, davacının fazlaya ilişkin talebi yönünden hakkının saklı tutulduğuna karar verilmediğinden, açılan ek davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; görülüp kesinleşen ilk davada saklı tutulan bölümünün eldeki ek davada tahsiline ve dava konusu taşınmazın değerinin ilk dava tarihi itibarıyla belirlenmiş olması nedeniyle, hükmedilen bedele ilk dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin ilk derece mahkemesince kurulan hükümde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmistir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; açılan davanın ek dava olduğunu, istenilen faize ancak ek davanın açıldığı tarihten itibaren hükmedilebileceğini, haksız olarak ilk dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, bedelin oldukça yüksek çıkarıldığını, bu nedenle yeniden keşif yapılarak karar verilmesi gerekirken keşfin yapılmadığını, ek dava konusu kararda, davacının fazlaya ilişkin talebi yönünden hakkının saklı tutulduğuna karar verilmediğinden, açılan ek davanın reddi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Kısmî Dava” kenar başlıklı 109 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.