YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13469
KARAR NO : 2023/4103
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İlk derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı … hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 1384 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara davalı idareler tarafından fiilen yol yapılarak el atıldığını belirterek taşınmazların tamamının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında “yol ve kavşak” olarak planlandığını, ilgili taşınmazların Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünün sorumluluk alanında bulunan Gazi Bulvarı ve Namık Kemal Bulvarı üzerinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazların imar planında yol olduğunu, taşınmazların değeri belirlenirken yol açıldıktan sonra kazandığı değer değil, yol açılmasından önceki mevcut durumun esas alınması gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 1384 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Antalya – Burdur Yolunun Finike-Alanya Yolu (Antalya Çevre Yolu 1. Kısım) ile kesiştiği yöreye rastlayan kısmında yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla davalılar murisi olan tapu maliki Abdülal Faraçlar adına kayıtlı taşınmazın 30.04.1975 tarihli ve 1975/68 sayılı Kamu Yararı Kararı gereğince tamamının 17.727,15 TL bedelle kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin ilgili hesaba yatırıldığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma tarihinde malik olan Abdülal Faraçlar hakkındaki kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, tapuda terkin işlemlerinin gerçekleştiğini, bu tescil ve terkin işlemlerine dayanak Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.1975 tarihli ve 1975/631 Esas, 1975/632 Karar sayılı dosyalarının mahkemeden celbini talep ettiğini, davalıların dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2015/160 Esas, 2019/434 Karar sayılı kararı ile davalı … Belediyesi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı … hakkında açılan davanın ise kabulüne ve 979.893,72 TL el atma tazminatının davalı … Müdürlüğünden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2015/160 Esas, 2019/434 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/1358 Esas, 2020/846 Karar sayılı kararı ile dava konusu 1384 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların Antalya-Burdur yolunun Finike-Alanya yolu (Antalya çevre yolu 1.Kısım) ile kesiştiği yöreye rastlayan kısmında yol inşaatı ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla 30.04.1975 tarihli ve 1975/68 sayılı kamu yararı kararı gereğince kamulaştırmaya tabi tutulduğu, ancak gönderilen belgeler itibarıyla kamulaştırma evraklarının noter kanalıyla davacılara veya murislerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin ve kamulaştırma bedellerinin de kamulaştırma tarihindeki maliklerine ödendiğinin ispatlanamaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma işlemlerinin geçersizliği ile davacılar vekilinin beyanlarına istinaden, davaya kamulaştırmasız el atma hükümlerine uygun olarak bakılıp sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaza 1975 yılında karayolu yapılması suretiyle el konulduğu tespit edildiğinden, taşınmazın el koyma tarihindeki niteliğinin de arsa olduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal kıyaslaması yapılmak suretiyle m² birim fiyatının 1.966,00 TL olarak tespitinin taşınmazların bulunduğu konum itibarı ile uyumlu olduğu; ancak dava konusunun kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat davası olması nedeniyle, tazminatın zorunlu sonucu olarak tescile hükmedilmesi gerekirken terkin kararı verilmesinin yerinde olmadığı ve davalı … 13.Bölge Müdürlüğünün 06.10.2020 tarihli ve 231222 sayılı yazısı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazların bulunduğu yol ağı Karayolları Genel Müdürlüğünün 28.09.2015 tarihli yazısı ve Bakanlığın 08.10.2015 tarihli ve 31385 sayılı Olur onayıyla, ağ değişikliği nedeniyle yolun … Büyükşehir Belediyesi sorumluluğuna devredildiği anlaşıldığından, davalı … Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken, davalı … Müdürlüğünün sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı, davalı … Müdürlüğünün (diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin) husumet istinaf itirazlarının yerinde olduğu, davacı tarafın her iki kurumun da sorumlu olduğuna ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, resen yapılan incelemede ise, her iki taşınmazında tapu kaydında imar borcu bulunduğuna ilişkin şerh bulunduğundan, bu borçlarında hükmedilen bedele yansıtılması gerektiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı … hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı … Belediyesi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/1358 Esas, 2020/846 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … Belediyesi vekili ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.09.2021 tarihli ve 2021/2526 Esas,2021/9728 Karar sayılı bozma ilâmı ile her ne kadar, 02.10.2015 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğünün cevabi yazısı esas alınarak ağ değişikliği nedeniyle davanın Antalya Büyükşehir Belediyesi yönünden kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 02.03.2015 tarihinden sonraki bir tarih olan 01.10.2015 tarihinde Karayolları yol ağından çıkartıldığı anlaşıldığından, davanın … yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Antalya Büyükşehir Belediyesi yönünden kabulüne karar verilmesi, emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile somut emsalin 2015 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğinden rapor inandırıcı görülmediğinden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … Belediyesi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı … hakkında açılan davanın kabulüne ve taleple bağlı kalınarak 979.893,72 TL el atma tazminatının davalı … Müdürlüğünden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile … adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, davalı olarak gösterilen her iki idarenin de müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini ve bu nedenle de davalı … Belediyesi lehine vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, her davacı için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırılması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak arazi olarak değer biçilmesi gerektiğini, bozma öncesi esas alınan emsalden ayrılma nedenleri açıklanmadan düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları, 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza davalı … tarafından yol, refüj ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmakla, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmazın bedelinin taleple bağlı kalınarak davalı … Müdürlüğünden tahsiline ve davalı … Belediyesi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve davalı … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi