YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13510
KARAR NO : 2023/2232
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davacı ile birleştirilen davacı vekilleri dava dilekçelerinde; dava konusu Adana ili, … ilçesi, … Mahallesi 101 parsel sayılı taşınmaza imar planında yeşil alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuken ve bir kısmına da … Bulvarı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı idare vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; idarî yargının görevli olduğunu, uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili birleştirilen davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; idarî yargının görevli olduğunu, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, husumetin hatalı yöneltildiğini, tespit edilecek bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda imar uygulaması yapılması hâlinde mülkiyet problemlerinin çözüleceğini ve imar uygulaması yapma yetkisinin ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğunu, talep edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak asıl ve birleştirilen davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın davacı adına kayıtlı tapusunun iptali ile yol ve kaldırım olarak el atılan kısımların tapudan terkinine, diğer kısımların ise davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüzölçümü emlak vergi değeri ve konum bakımından benzer olmadığından … Mahallesi 5854 ada 1 parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alınamayacağını, dava konusu taşınmazda park ve yolda kalan kısımlarda davacı payına düşen alanlar belirlendiği hâlde tamamında davacı payına isabet eden bedele hükmedilmesinin hatalı olduğunu, arta kalan alanlarda herhangi bir fiili el atma bulunmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda 11.12.2015 tarihi itibarıyla m² birim bedelinin 585,00 TL tespit edildiğini, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/641 Esas sayılı paydaşlarca açılan dosyasında düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra m² birim bedelinin 655,56 TL belirlendiğini, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/6 Esas sayılı dosyasında m² birim bedelinin 617,50 TL ve Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/147 Esas sayılı dosyasında m² birim bedeli 618,00 TL olarak tespit edilmiş olup bu dosyalar kuvvetli delil sayılarak karar verilmesi gerekirken, uygun olmayan emsalle belirlenen değerin esas alınamayacağını ıslah ile artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … Mahallesi 6191 ada 2 parsel sayılı taşınmaz emsal olarak esas alınarak %40 düzenleme ortaklık payı kesilmek suretiyle taşınmazın m² birim bedelinin 1.023,00 TL bulunmuş olduğu, miktarın daha önce aynı yerden istinaf incelemesinden geçen dosyalarda belirlenen bedele uygun olduğu, dava konusu taşınmazın imar durumu itibariyle tek başına yapılaşmaya müsait olmadığından imar planında park ve imar yolu olması sebebiyle arta kalan alanların da kamulaştırılmasının uygun bulunduğu, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi:
“Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)”
5. 26.11.2020 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle:
“Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür.”
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilip davalı idareden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazların davalı idare tarafından el atılan kısımlarının yanı sıra proje bütünlüğü gereği fiilen el atılmayan ve imar planında park ve imar yolu olarak ayrılan alanda kalan kısımları da dikkate alınarak taşınmazın tamamında davacı payına düşen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeline hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın, emsal olarak incelenen … Mahallesi 6191 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan %33 daha değerli olduğunun kabulü ile belirlenen metrekare birim bedelinden, emsal taşınmazın satış tarihi itibarıyla imar parseli, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibarıyla kadastro parseli olduğunun kabulü ile %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesilerek Mart 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 1.023,00 TL olarak belirlendiği hâlde, Dairemizin 2022/13506 Esas sayılı ilâmı ile aynı gün incelenerek denetimden geçen, dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/375 Esas, 2020/309 Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aynı emsal esas alınarak dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz eşit değerde kabul edilip belirlenen metrekare birim bedelinden, emsal taşınmazın satış tarihi itibarıyla imar parseli, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibarıyla kadastro parseli olduğunun kabulü ile %40 oranında düzenleme ortaklık payı kesilerek Mart 2019 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 1.225,56 TL olarak belirlendiği gibi; Dairemizin 2020/1326 Esas, 2021/139 Karar sayılı ilâmı ile incelenerek denetimden geçen dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/213 Esas, 2018/203 Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında farklı emsal esas alınarak Nisan 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim bedelinin 617,50 TL olarak belirlendiği ve Dairemizin 2018/1557 Esas, 2019/13135 Karar sayılı ilâmı ile incelenerek denetimden geçen dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/6 Esas, 2017/152 Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda … Mahallesi 6191 ada 2 parsel sayılı taşınmaz emsal alınarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan %20 oranında daha değersiz olduğunun kabulü ile belirlenen metrekare birim bedelinden, emsal taşınmazın satış tarihi itibarıyla imar parseli, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibarıyla kadastro parseli olduğunun kabulü ile %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesilerek Ocak 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 617,50 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından; bu bedellerden ayrılma nedenlerine ilişkin alınan ek raporların yetersiz gerekçeye dayanması ve aynı taşınmaz hakkında farklı paydaşlar tarafından açılan davalarda aynı taşınmaz emsal olarak esas alındığı hâlde kesilen düzenleme ortaklık payı ile dava konusu taşınmazın emsale göre değer oranları yönünden farklı değerlendirme yapılması nedeniyle rapor inandırıcı görülmemiştir.
6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının Belediye İmar Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak ve aynı taşınmazın farklı paydaşları tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında belirlenen metrekare birim fiyatlarından ayrılma nedenlerini de açıklayacak şekilde alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı idareye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.