YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13515
KARAR NO : 2023/2469
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi 460/A (yeni 2229/1) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza ilişkin olarak gerekli tebligat işleminin yapıldığını, bedelin bloke edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma tebligatının yapıldığını, bedelin bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, fiili el atmanın 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun ihtilaf konusu olmadığını, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve el atma tarihindeki niteliğin belirlenmesi gerektiğini, idarenin harçtan muaf olduğunu, mirasçılık hususunun hükmün infazı yönünden kararda açıkça belirtilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin fazla belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, adres araştırması yapılmadan gazete ilanı yapılmış olması ve bloke edilen bedelin çekilmemiş olması nedeniyle kamulaştırma işleminin kesinleşmediğini, emsal karşılaştırmasının yapılarak bedel tespitinde ve taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmış olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığını; ancak idare harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesi ve malik murisin adının kararda belirtilmeyerek infazda tereddüt oluşturulması nedeniyle istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma tebligatının yapıldığını, bedelin bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, fiili el atmanın kamulaştırma belgelerine göre 04.11.1983 tarihinden önce olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ve el atma tarihindeki niteliğin belirlenmesi gerektiğini, fiili el atmanın 04.11.1983 tarihinden sonra olduğunu davacının ispat etmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı mirasçı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 86100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) EK-1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi 460/A (yeni 2229/1) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerinde olduğu gibi, Bölge Adliye Mahkemesince infazı zorlaştırıcı şekilde muris-malik adının hükümde gösterilmemesi nedeniyle ve harca ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek yeniden karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; kamulaştırma işlemleri tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun 7 nci maddesi gereğince tapu, vergi kayıtları üzerinden, haricen de gerekli adres araştırması yapılmadan, tespit edilmiş olan adresin bulunamaması nedeniyle tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, gazete ilanı yapılmış olması nedeniyle, geçerli bir tebligattan bahsedilemeyeceği gibi bedelin de ilgilisine ödenmemiş olması nedeniyle kamulaştırma işlemi kesinleşmemiştir.
4. Dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen el atılmış olduğunun bilinmediğinin Karayolları Genel Müdürlüğünün 21.02.2022 tarihli ve 735510 sayılı yazısı ile dosyaya bildirildiği, kamulaştırma işlemine ilişkin gazete ilanının da 04.07.1983 tarihinde yapılmış olması gözetildiğinde, fiili el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonra olduğunun kabulü ile davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.