Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13538 E. 2023/3764 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13538
KARAR NO : 2023/3764
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı vekiline 24.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçeleri ise 01.09.2022 tarihinde verilmiştir. Kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları 6100 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ivedi işlerden olup adli ara verme süresi içinde de görüldüğünden bu davalara ilişkin temyiz süresi adli tatil sürecinde de işleyeceği anlaşılmakla yasal süre geçirildikten sonra 01.09.2022 tarihinde verilen davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 870 ve 885 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırmaya konu edilen taşınmazların gerçek değerinin, acele kamulaştırma kararında tespit edilenden daha yüksek olduğunu, taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan alanlarında değer kaybı olacağını bu nedenlerle yerinde yeni bir bilirkişi ve keşif incelemesi yapılarak taşınmazların gerçek değerinin tespit edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2018/728 Esas, 2020/44 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/2917 Karar sayılı kararı ile arazi ve kapama zeytin niteliğindeki taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesinin ve objektif değer artışının uygulanmasının doğru olduğunu, ancak 885 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının tamamının kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğu belirlendiğinden kamulaştırılan kısmın değerinin zeytin gelirine göre belirlenmesi, kalan kısmın bilirkişi raporunda açıklandığı üzere %31 inin kapama zeytin, %69 unun sulu tarla olarak değeri belirlendikten sonra değer kaybı karşılığının hesaplanması gerektiği gözetilerek yapılan hesaplama sonucu belirlenen kamulaştırma bedeli üzerinden üçer aylık vadeli hesaba bloke edilen ve karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin işlemiş nemalarıyla birlikte davalıya derhâl ödenmesi gerektiğinden ve faiz başlangıç tarihleri düzeltilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç numaralı alt bendi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2020/883 Esas, 2021/2917 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; münavebeye esas alınan buğday, silajlık mısır ve pamuk ürünleri için değerlendirme yılına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün maliyet cetvelinde belirtilen masrafların ekonomik tarım yapmaya elverişli olduğu gözetilmeksizin hükme esas bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirme ile brüt gelirinin 1/3’ü oranında alınması doğru olmadığı gibi dane mısır ve zeytin için üretim masrafının, brüt gelirinin 1/3’ünden az olamayacağı gözetilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafları lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde dikkate alınmış olumlu unsurların objektif değer artışı unsuru olarak da kabul edilmek suretiyle kamulaştırma değerinin yükseltilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen vekarşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulması gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

B. Davacı İdare Temyizi Yönünden
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.