YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13542
KARAR NO : 2023/3033
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, … ilçesi, … Mahallesi, 11464 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davacıya murisinden intikal ettiğini ve taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atıldığını ileri sürülerek kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kayseri Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planında … görev ve sorumluluğunda bulunan yeşil alan, yaya yolu ve 15 metre genişliğinde tali yol olarak planlı olduğunu, söz konusu alanların idarelerinin sorumluluğunda olmadığını ileri sürerek idareleri yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, olmadığı takdirde davanın İdari Yargı yerinde çözülmesini gerektiğini ileri sürerek görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiili el atma olmadığını, davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tapu kaydında malik hanesinde kayıtlı görünmediğini, taşınmazın imar planında yol, park ve konut alanında kaldığını, parselin içinde bulunduğu parkın büyüklüğünün 30000 m²den büyük olduğunu, bu büyüklükteki park alanlarında sorumluluğun Büyükşehir Belediyelerine ait olduğunu ileri sürerek davanın yargı yolu ve husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2019 tarihli ve 2019/14 Esas, 756 Karar sayılı kararı ile davalı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı … Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüyle harita mühendisinin krokili raporunda Y1, Y2, Y3 harfi ile gösterilen kısımlarda davacılar payının karşılığının davalı idareden tahsili ile bu kısımda davacı paylarının iptali ve yol olarak terkinine, harita mühendisinin K1, K2, K3, P, Y4, YA harfleriyle gösterilen kısımlara ilişkin açılan davanın ise yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı … Belediye Başkanlığı vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.06.2021 tarihli ve 2020/4214 Esas, 2021/8104 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında kısmen konut alanı, kısmen 7 ve 15 metrelik yol ve yeşil alan ve kısmen park alanı olarak düzenlendiği, … Belediye Başkanlığınca yol olarak ayrılan ve fen bilirkişi raporunda Y1 harfi ile gösterilen kısmına fiilen el atıldığı, planda 30.000 metrekareden büyük park alanı olarak düzenlenen ve Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğundaki kısım ile ilçe belediye başkanlığının sorumlu olduğu 7 metrelik yol ve yeşil alan olarak düzenlenen kısımlara herhangi bir fiili bir el atma olmadığı anlaşılmış ise de Anayasa Mahkemesinin 05.04.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 20.12.2018 tarihli ve 2016/181 Esas, 2018/111 Karar sayılı ilamı ile ”Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) EK 1. maddesinin” Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6’ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.” kısmı iptal edildiğinden Dairemizce öncesinde bu hususta bozma yapılmaması maddi hataya dayalı olup maddi hataya dayalı bozmanın da taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetildiğinde ve davalı … Belediye Başkanlığı tarafından fiili el atma ile imar uygulanmasına başlandığı nazara alındığında proje bütünlüğü gereği de adli yargı görevli olup, 30.000 m²den büyük park alanında kalan kısmın bedelinin diğer davalı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilçe belediye başkanlığının sorumluluğunda kalan ve 7 metrelik yol ile yeşil alanda kalan kısmların bedelinin de davalı … Belediye Başkanlığından alınmasına karar verilmesi, hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda K1, K2, K3 harfi ile gösterilen ve imar planında konut alanında kalan kısımlar yönünden davanın esastan reddi yerine yazılı şekilde yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, davacıların tapuda 4700/7700 payı olan tapu kayıt maliki olan Nimet Bilgili’nin bir kısım mirasçıları olduğu ve 940/4620 pay karşılığına hükmedildiği halde infazda da tereddüt uyandıracak şekilde davacılar murisi adına kayıtlı payı tamamının iptaline karar verilmesi ve mahkemece tapusunun iptaline karar verilen kısımların yüzölçümlerinin kararda yazılı olmaması gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idareler hakkında davanın kabulü ile davacı paylarının iptali ile yol olarak terkinine ve davalı idareler adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Belediye Başkanlığı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bozma konusu yapılmayan kısımlara ilişkin maddi hata yapıldığından bahisle taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği belirtilerek Y4 ve YA kısımları yönünden bozmaya aykırı olarak tazminata hükmedilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen metrekare birim fiyatından %45 oranında düzenleme ortaklık payının tenzili gerektiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde-1 inci maddesi ile 26.11.2020 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 2 inci maddesi ile Ek Madde-1 maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümlesi.
5.2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme kararı ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması yine uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiğine ilişkin 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararları gözetildiğinde Dairemizin maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulması taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal etmediği gibi davalı idarenin diğer temyiz itirazları bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlere ilişkin olup yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan onama harcının davalı … Belediye Başkanlığından alınmasına,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.