YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13598
KARAR NO : 2023/2915
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili, davalı … vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare dava dilekçesinde özetle; Adana ili, … ilçesi, … Mahallesi 44 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun’da belirtilen esaslar dahilinde dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 10.04.2013 tarihli ve 2012/88 Esas 2013/77 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı … vd. tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay uygulamalarında dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsalin imar parseli olması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden 3184 sayılı İmar Kanunu’nun (3184 sayılı Kanun) 18 inci maddesi gözetilerek düzenleme ortaklık payına tekabul edecek oranda indirim yapılması gerekli olup dosya içindeki belediye imar müdürlüğü yazılarından dava konusu taşınmazın da emsalin de imar parseli oldukları anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın kamulaştırma sonucu bulunan değerinden herhangi bir indirim yapılmaması gerekirken %20 oranında indirim yapılması, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Bu bağlamda değerlendirme yapabilmek açısından dava konusu taşınmazın bulunduğu cadde ve sokak itibarı ile emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerinin Belediye Başkanlığından 2012 yılı itibarıyla getirtilerek emsalin vergi değeri ile karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, tapuda malik olarak görünen … çocukları …, …, …, … ve …, … oğlu …, … kızı … , …. kızı …, … oğlu …, … çocukları …, …, …, …, … kızı …, … kızı …, … kızı … davada taraf olmadıkları halde, davalılar adı geçenlerin mirasçıları olup olmadıkları da belirlenmeden bu kişilerin paylarını da kapsayacak şekilde taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. … Asliye Hukuk Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 13.02.2019 tarihli ve 2015/78 Esas, 2019/43 Kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, davalı … vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek olduğunu, iade hükmü kurulmadığını, faizin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı … vd. vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin kime ödeneceğinin hükümde açıkça gösterilmediğini, aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare vekili ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ilgili bölümleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Adana ili, … ilçesi, … Mahallesi 44 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin davalılar tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalıdan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, iade edilmesine ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.
5. Tespit edilen kamulaştırma bedeli ilk kararla birlikte davalı tarafa derhal ödenmesine karar verildiğinden bu bedele ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalıdır.
6. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli, 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden … Asliye Hukuk Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a) (3) numaralı bendin sonuna ”fazla tespit edilen ve üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılan 64.450,56 TL bedelin, davalılar tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte davalılardan hisseleri oranında alınarak davacı idareye verilmesine, bedel alınmamışsa fazla yatan bedelin işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine,” ibaresinin yazılmasına,
b) (4) numaralı bendinde yer alan ” karar tarihi olan 13.02.2019” ifadesinin çıkarılmasına, yerine ” ilk karar tarihi olan 10.04.2013” ifadesinin yazılmasına,
c) Davacı idare lehine taktir edilen vekalet ücretine ilişkin (8) numaralı bendin hükümden çıkarılmasına, kararın böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı … vd.’den peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine ve alınması gereken 886,70 TL temyize başvuru harcının alınmasına,
23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.