Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13617 E. 2023/4044 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13617
KARAR NO : 2023/4044
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi (eski 2000 evler Mahallesi) 72 ada 31 parsel ile 3193 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece el atılması sonucu fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL bedel üzerinden açtıkları kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davasının Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176 Esas 2018/523 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alındığını, davada fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla toplam tazminat miktarının 1.814.495,95 TL olarak belirlendiğini, bahse konu kararın istinaf incelemesi sonrası Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini belirterek 1.769.495,95 TL tazminatın ilk dava tarihi olan 25.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; tescile ilişkin kararın yerine getirildiğini, davacıların dava konusu taşınmazlardaki hisseleri iptal edilerek müvekkil Kurum adına tescil edildiğini, ilk davada hükmedilen miktar da faizi ve fer’ileri ile birlikte davacılara müvekkili Kurum tarafından ödendiğini, ancak kısmi davada bilirkişiler tarafından belirlenen bedelin son derece fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazlarının özellikleri, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurları ile her unsurun ayrı ayrı değeri ve bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin belirlenmesini ve sonucunda bedel yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescile ilişkin karanın yerine getirildiğini; davacıların dava konusu taşınmazlardaki hisseleri iptal edilerek müvekkili kurum adına tescil edildiğini, ilk davada hükmedilen miktarın da faizi ve ferileri ile birlikte davacılara müvekkili kurum tarafından ödendiğini, kısmi davada bilirkişiler tarafından belirlenen bedelin son derece fahiş olduğunu, mahkemece dava konusu taşınmazların özellikleri, kıymetlerini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurları ile her unsurun ayrı ayrı değeri ve bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin dikkate alınarak dava konusu taşınmazların bedellerinin belirlenmesi gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yer ile ilgili davacı vekili tarafından daha önce açılan davanın Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176 Esas ve 2018/523 Karar sayılı dosyası ile görülüp karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonrası Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, iş bu davada ise kısmi davada talep edilmeyen 1.769.495,95 TL’nin talep edilmiş olduğu, mahkemece kalan kısım hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu; ancak kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacılar lehine, 1.814.495,95 TL üzerinden ek dava karar tarihi olan 25.11.2021 tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanan vekâlet ücretinden ilk davada hüküm altına alınmış olan vekâlet ücretinin mahsubu yapılarak, kalan kısmın davacılar lehine vekâlet ücreti olarak hüküm altına alınması gerekirken, ek davada talep edilen 1.769.495,95 TL üzerinden AAÜT’ye göre vekâlet ücretinin hesaplanmış olması doğru görülmediğinden hükmün kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 03.09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan AAÜT uyarınca vekâlet ücret bedelleri ve dilimleri değiştiğini, işbu değişikliğin hükmedilecek vekâlet ücreti hususunda göz önüne alınmasını, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ek davada hükmedilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan başvuru harcı ile temyize başvurma harcının alınmasına, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.