YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/192
KARAR NO : 2022/11435
KARAR TARİHİ : 22.06.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki … parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu dava konusu 436m² yüzölçümlü … parsel sayılı taşınmazın 2991 ada 35 parsel olarak tapuya tescil edildiği, taşınmazın alanın 434,17m² olarak değiştiği gözetildiğinde yenileme sonrası oluşan durum üzerinden hesap yapılması ve yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde taşınmazların değerinin yenileme öncesi durum üzerinden hesaplanması suretiyle karar verilmesi,
2-Dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, tespit edilen kamulaştırma bedeli ile acele el koyma bedeli arasındaki fark bedel 536,24-TL’ye 28.03.2016 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, tüm kamulaştırma bedeline faiz başlangıç tarihi açıkça gösterilmeden yasal faize hükmedilmesi,
3-Dava konusu taşınmazın mahalle adı; tapuda … Mahallesi olarak yazılı olduğu halde, hüküm fıkrasında infazda tereddüt uyandıracak şekilde Kazıklı Mahallesi olarak yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 22/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.